OYUNLAR HEP NEDEN GENÇLERİN ÜZERİNDE KURGULANIR? (1) | SarayMedya
SarayMedya
Torku Sıkma Meyve Suları
Gazanfer AKÇİN

OYUNLAR HEP NEDEN GENÇLERİN ÜZERİNDE KURGULANIR? (1)

OYUNLAR HEP NEDEN GENÇLERİN ÜZERİNDE KURGULANIR? (1)
Bu haber 23 Kasım 2017 - 11:53 'de eklendi ve 186 kez görüntülendi.

Cömert, cömert derler maldan ederler. Yiğit, yiğit derler candan ederler.
Yazıma bu iki deyimle başlarken 12 Eylül 1980 den günümüze ülkemin gençliği üzerindeki kara perdeyi aralarken 12 Eylül öncesi gençlik ile ihtilal sonrası gençliğimizin bir öz eleştirisini yapma lüzumunu hissetim.
Bu yazımda o samanlığa saklanmış emperyalist uşağı kimselerden bahsetmeyeceğim.
Lüzumda yok derler.
Aksine vatanın ve milletin bağımsızlığı için mücadele eden ülkücü gençlik ve sosyal demokrat solcu gençlikten özetle bahsedeceğim.
Ülkü ocaklarını sanki vatanın sınırlarını korur gibi ocakta nöbet tutan arkadaşlığı bir kardeş ve yoldaş edinen ellerindeki yarım ekmeği paylaşan birilerinin kederi derdi hepsinin kederi olan, ağlarken birlikte ağlayan, bu çile gençliğinin sevdaları bağımsız hür, demokrasisi kesintisiz çalışan hür dünyayla sosyal ekonomik kültürel alanda ilimde, bilimde dünyada lider Türkiye yaratmaktı.
Aktif alanda bir şeyler yapamayanlar ise evinin bir köşesine çekilip hayır ve dualarıyla genç kardeşlerine gönül kapıları ile destek olurlardı.
Şimdi gençlik onun gibi mi?
Mağlup edilmiş bir gençlikten ne elde edilmişse ona erişenler mutlak karşılığını bir yerde ödeyeceklerdir.
Vatan için yalnızca bir gençliği olup da gençliğini verenlerin, hiç büyümeyen hep genç kalmasını, hala da bozulmadan duranların var olduğu bir ortamda onların cümlesine selam olsun.
Ya mahbusluk bittiğinde dolunun gök yüzünden her vurduğu yerde iz bıraktığı gibi içeride gençlerin içlerini boşalmak için kendi gençlerine bu işkenceleri reva bulan kimseler. bu günümüze bakıp ne yaptıklarının farkındalar mı acaba?
Gençliği siyasete girmeye davet ediyorlar. Yeterli mi?
Biraz daha maziye bakalım! Cezaevleri illerin ilçelerin mahallerinin cesur, yiğit gözü pek kılıç gibi keskin delikanlılarıyla doldurulmuştu. İşkenceler, mektebinin dünya litarötürüne geçmiş cümlesini bedenlerine nakış yaparak okutmuşlar, ileriye baktıklarında emperyalistlerin loş ışıklarında, geleceği sadece uzun, uzun kalacaklarını böylesi taş medreselerin arasında geçeceğini görebilen bu yiğitler çare olarak kendilerini ikinci bir çıkar yol olarak okumaya vermişler, yeterli miydi?
Okudukları çoğunlukla ilmi değeri entelektüel mahrum olarak tesadüfen ortaya çıkan şeylerle meşgul oluyordu. İmkan ve malzeme buna göreydi. Din mevzuunda İslam tarihi, mezhepler tarihi, fıkıh ekoları, tefsir ekolleri, tasavvuf ve hadis ekoları siyasal islamın labirentleri etrafında dolaşırlarken müebbet ve idamla sanki tuluklaştırılan bir gençlik.
Sanki mahkum Türk gençliği yargılayan apayrı dünyadan gelmiş yargıçlar.
Haydi buyurun bunlardan ne doğar. 80li yıllar dünya konjektörünün kontak anahtarını ellerinde bulunduranlar emperyal kapitalistler Türk gençliğinin gelecekte ilim bilim alanında çok ilerde olacaklarını görmüş bunu bir tehlike olarak algılamışlar. Bizi bu köklü değişikliği de kendi ellerimizle kendimizi akort ettirmişler.
12 Eylül 1980 ihtilalıyla birlikte değişimler kurucu meclis eliyle milletin anlayamayacağı münasebette bir lisanla (Transformasyon) adında tonton birini, ebe olarak kullanıp, yeni bir gençlik doğurtmuşlardı.
Koskoca Türk milleti tankın, topun, namlunun gölgesinde yeniden çok partili demokrasiye geçiyordu. Eski siyasetçi liderler mahpusta, partileri kapalı, demokrasi eksantiriğinde yeni partilerle seçimlere gidiliyordu. Bir tarafta halk diğer taraf da oy sandıkları, oyun içinde oyun bir yanda asker kökenli siyasi oluşum diğer tarafta sosyal demokrat görüntülü sattırmam ekollü bir siyaset.
Diğer tarafta halkın dört eğilimini de kucaklayacak merkez sağ bir parti başına 24 Ocak kararlarının uygulayıcısı Özal getirilmiş, ANAP soldan ılımlıları alırken MHP’den ülkücüleri de merkez sağda saflarına alarak safları sıklaştırırken, öylesi emperyal bir siyasal senaryo ile demokrasimizi ihtilalle harcattılar.
Gençliğimizi emperyalist alanın dışında sağcı solcu diye yiğidi yiğide vuruşturarak canlarından ettiler. Gençliği öylesi rüyalarla dolu yıllarını yok ederek siyaset ve demokrasi adı altında seçimlere gittiler.

Devamı haftaya.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT


YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Etiketler :


POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

SON DAKİKA