SarayMedya
Torku Limonata
Gazanfer AKÇİN

OYUNLAR NEDEN HEP GENÇLERİN ÜZERİNDE KURGULANIR. (2)

OYUNLAR NEDEN HEP GENÇLERİN ÜZERİNDE KURGULANIR. (2)
Bu haber 28 Kasım 2017 - 18:08 'de eklendi ve 198 kez görüntülendi.

Ülkücü irade niçin nasıl doğmuş kısaca ona da bakarak analizimize devam edelim. Fransız ihtilali ile milliyetçilik, modernleşme, sekülerlik rüzgarının esmesiyle birlikte Osmanlının direkleri çatırdamaya başlar bazı münevver kimseler bu sancılı dönemden kurtuluşunun yollarını ararken Türkiye cumhuriyeti devleti doğar, her yeni doğum önceki doğumu unutturur. İşte yeni doğan çocuğu kendimizin sevmesini bilmemiz gerekirken bizi o çocuğu sevmemize fırsat tanımamak için bizim olan o çocuğu o kadar çok sever görünüşlü kimseler endişe uyandıranlar olunca bu kez milletin içinde komitacı, teşkilatçı,olan kimseler çıkmaya başlamıştı.
Kendi kendimizin olan bir şeyin bedeli çok ağırdı. Her bünye buna uygun değildi işte1944 milliyetçilik olayları patlak verir. Alparslan Türkeş Hüseyin Nihal atsız Dündar Taşer Galip Erdemler ve arkadaşları tıpkı 1960 tıpkı 12 Eylül 1980 de olduğu gibi yargılanmışlar.
Teşkilatçılık milletin ruhunda olunca ilk önce Türk ocakları daha sonra ülkü ocakları ve bazılarıyla milliyetçilik ilkesi etrafında şuurlu gençlik oluşmuş sonuç ise uzun ve ızdıraplı taş medrese dönemi başlamıştı.
Markisizim enternasyonal yayılmacığının iştahı kabarmış oda Türk gençliği üzerinde emperyal düşünceleri üzerinde hedeflediği dünya sistemine ulaşmak için mücadele ederken her iki tarafın para denilen konunun yani kapital sermayenin kimleri neden, niçin vuruşturduğunu görememişlerdir. Onlar da taş medresede taş duvarlar arasında sevgilerini yitirmiş yoldaşlığı kardeşliği unutturmuşlardı, tıpkı ülkücüler gibi.
Onca seneler bağımsız, Türkiye için okumak, hayal etmek, bilmeyerek te olsa fikrini ideolojisini iktidar etmek için gençliklerini veren bu gençler taş duvarlar arasında kapitalizmin eline aldığı almış olduğu silgiyle silmeye çalışmışlardır.
Başardılar mı?
%88 nispetinde.
Peki nasıl?
Para, makam, mevki, rüyalar aleminin vazgeçilmezleri,hani insan oğlu hazinenin üstünde oturduğunun farkında olsa kıymetini bilmez denir,ya karanlık soğuk taş duvarlardan çıkan bazı gençlere yeni silgili hayat vaat ediliyordu.
Çünkü sistem ülkücüleri, üç noktada eledi toprak,
Zindan, sürgün, tarihler boyunca hep böyle ola gelmiş 12 Eylülde1980 yüzlerce yiğit darağacıyla davalar arasında gidip geliyor. C5 işkencelerinde can verenlerin dönmeyişi istiklal marşı ki uğruna ölümüne gittikleri istiklal marşını bile sopayla zorla okutturulan bu yiğitler 1987 yılı itibarıyla tahliyelerin başlamasıyla birlikte çok şey değişmişti. Özal iktidarı ülkücüleri makam, mevki, para ile tanıştırır, bürokrasinin ve devlet yollarının açıldıkça, nizamı alemden, yalnızca alem kalmıştı, ülkücü hareket bununla bitti mi?
Derken ülkücü hareketin yitirilmemesi için MÇP kurulmuş lakin içerde ideallerini yitirmişler baya vardı hiç olmasa toparlamak amacıyla yola çıkılmıştı,
Tabi ki kök maziden gelince tam dağılma mümkün olmamıştı. Ne var ki kasadaki elmayla ağaçtaki elmanın arasında çok fark vardı.1992 yılına kadar olan dönemlerde çeşitli toplantılar yapılarak toplanma için gayretler sarf ediliyor, ittifak yapılarak meclise giriliyor,ne yazık ki milliyetçi,ülkücü irade karşısında,yine kendini buluyordu, mecliste grup kurmak için gerekli çalışmalar yapılırken kapital dünyanın,insafsız eli yine karıştırıyordu,çünkü ceza evinin yonsutduğu 12 eylül zülmü zihinleri yeniden karıştırarak,yeni biçimlendirmelerde bulunuyordu.
Bazı ülkücüler parayla, makamla mevkiyle tanıştırılmıştı.
Elbet ki bunlara direnenlerde vardı.
Dedeman toplantıları yapılıyor işte bu toplantılarda yavaş, yavaş fikri kırıntılar ortaya çıkmaya başlamıştı,çünkü içerdeki zamanla dışarıdaki karşılaştıkları zaman içinde konjektör, İran devrimi ırakta yaşanan olaylar, yeniden ısıtılan terör, kürt sorunu Sovyetler Birliğinin çöküşü ve bir çok konu etrafında tartışmalar,anlaşmazlıklarla ülkücü kadroda travmalar iç çekişmeler içeride denge hesapları geçtikçe yoğunlaşmış mçp genel sekreteri olan Muhsin Yazıcıoğlu ve 6 arkadaşı ayrılarak bünyede değişken başka bir gedik açtılar. 12 Eylül Türk milliyetçiliği ve ülkücü idealinin çatışmalar siyasi darbeler Avrupalı olmanın paronoya haline getirdiği siyaset ihtilalin siyasi hareketler üzerinde oluşturduğu travmalar Özalizmin tahrip ettiği ahlaki değerler, karşısında ayağından ayakkabısı çıkartılan insanın bıtıraklı yolda yürümesi durumuna getirilmişti.

Devamı haftaya..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT


YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

SON DAKİKA