SarayMedya
Ruşeymli Torku Ürünleri
Gazanfer AKÇİN

YİNE ASGARİ ÜCRET TİYATROSU

YİNE ASGARİ ÜCRET TİYATROSU
Bu haber 12 Ocak 2018 - 10:50 'de eklendi ve 581 kez görüntülendi.

Hani bir şarkı vardır, bitmez bu hasret bitmez, bitmez bu ayrılık diye devam eden bu şarkı hani birilerine yazılı basında görsel basında bulunma rolünü veriyoruz ya o rollerin çok güzel oynanması lazım! İşçi temsilcisi ve iş veren temsilcisi arasında adına da müzakere ediliyor koyuyorlar yaaa her iki tarafın teldeki cambazlığını yönetimi şekillendirilmesi siyasetçilerin parmak işaretlerindeki hareketine bakar.

Ülkemizde sosyal politikaların ekonomik politikaların işin şırasından çıkma tarihi esasında 24 ocak kararlarıyla başlar, 12 Eylül1980 kurucu meclisle ile devam eder, Kemal Dervişle ithal fikirle devam eder, M.Şimşek’le devam etmektedir.

Bir hatıramı özetle geçmek isterim asgari ücret müzakerelerinde bulunmaktayız. Kamu temsilcilerinden birisi örnek vermeye başlar “2 gün falan işletmede misafir kaldık dönüşümüzde arabamızın bagajı her türlü gıda ile dolmuştu, oralarda çalışan insanlar elbet ki ücret ödemeden faydalanıyorlar” diye anlatması üzere müdahalede bulundum.

Çünkü ülkemizde sanayi kesimi ve tarım kesimi diye emeğin ayrıştırıldığı bir politika izlenmekteydi. Benim de amacım tek asgari ücret üzerinde birleştirmekti öylesi bir açıklamaya yumuşak bir şekilde tepki gösterdim.

“Bırakınız işçi arkadaşlarımızı, işletmenin yöneticileri bile bir ücretle alırlar beyefendi, arabanızın bagajındakilerle, oradaki ürünlerden parayla alanları karıştırmayınız lütfen”

Birkaç toplantıdan sonra asgari ücret açıklanır ordan ayrılıp sendikaya gelirken öğle vakti yemek için bir lokantaya girdim radyoda öğle haberleri veriliyordu.

İşletme sahibi haberlerin sonunda gayet sinirli, asabi bir şekilde “13 kişi çalıştırıyordum bu rakama göre işçilerin bir kısmını çıkartacağım” demesi üzerine yemek boğazımdan geçmedi. Bir müddet sabırla düşündüm.




Acaba kim suçlu?

İşçi mi, sendikacı mı, işveren mi, arabuluculuk yapan, siyasi iktidarlar mı?

Kim suçlu?

Bir suçlu var amma!.. Lakin kimse suçunu kabul etmez.

Yıllar aynı formalite, aynı tiyatro, aynı oyun, soyun babalar soyun mazlum halk bilinçsiz yönetimler çaresiz. Çare arayarak çözüm üretecek kuruluşlar sadece ekran politikası ile tiyatroyla uğraşırlar.

Diyor ki zorlanarak bu ücretin altına imza attık.

Kim diyor.

İş veren temsilcileri!…

Hükümet ne diyor.

Geldiğimizde 184 Tl olan ücreti dokuz kez büyüterek 1603 Tl’ye yükselttik.

Beyler artık cambaz sadece sizler değilsiniz. Halk da çalışanda dün 184 tl kaç çeyrek altın, kaç ekmek aldığının hesabını biliyor.

Evvelde köyün birinde ağanın biri meydana köylüyü toplamış.

“Çeşme yaptıracağım her kez günde bir ırbık su dolduracak” demiş.

Yaptırmış, herkesi çeşmeden ırbıkla su içmeye alıştırmış. Gel zaman git zaman yavaş, yavaş gizli vanasını kısmış.

Günde bir ırbık dolduracak kadar su akıtır olmuş. Muhtaç durumda olan köylü ağanın evine gider su ister duruma gelince herkesten karşılıklı mal alarak evden su dağıtmaya başlamış. Tamah ya bu bahçelerini bağlarını, tarla istemeye başlayınca halk meydana toplanır, çare düşünürler.

Ağa duyar bir telaşla gelir.

“Günde vermiş olduğum o bir ırbık suyu da vermiyon gayri” demesi üzere derviş bir kenarda olanı biteni seyrederken ayağa kalkar elindeki sopasını yere vurarak

“Kimin malını kime vermiyorsun bakıyım” demesi üzerine ağa mağrur bir şekilde dervişi süzmüş.

“Şuna bakın üstüne bakamayan birisi laf ediyor” diye küçümsemiş.

Derviş topluma cevap vermiş.

“Herkes evine dönsün biraz sonra yağmur yağacak yağmur yağarken herkes suyunu doldurmaya gitsin, bundan böyle ağanın çeşmesi değil Hakk’ın çeşmesinden bol, bol rızıklanın”

Dervişin dediği olmuş.

Şimdi bu Hak çeşmesi denilen çeşmeden birlikte suyun nasıl akıtılacağı konusunda buluşun beyler. Artık SOS vermeye başladı. Her işimiz Hakkın verdiğini hakça bölüşmesini bilmeyenler, Hakkın adaletine gün gelir muhtaç olurlar.

Saygılarımla.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT


YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA