Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 720,04
BİST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 15°C
Sağanak Yağışlı
Konya
15°C
Sağanak Yağışlı
Paz 17°C
Pts 19°C
Sal 18°C
Çar 6°C

ATATÜRK VE EĞİTİM

A+
A-
15.11.2021
824

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerine, ilkelerine, nutuklarına, baktığımız zaman, O’nun siyasi, askeri bir dahi, kahraman, muzaffer kumandan, büyük devlet adamı, mükemmel bir yönetici, doğuştan lider, büyük yurtsever ve eşsiz bir eğitimci olduğunu görüyoruz.

Atatürk, Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, bu savaşın galipleri olan İtilaf Devletleri tarafından Osmanlı Devletinin parçalanması ve Türk Milletinin esir edilmesi planlarına karşı, bir yandan Türk Milletinin milli istiklal davasını  yürütürken, bir yandan da    millet iradesine dayanan milli egemenlik davasını yürütmüş, bunları çetin bir mücadele ile zafere ulaştırmıştır. Onun uzak görüşlü dehası ve inanç dolu şahsiyetiyle, Türk Milletini tek vücut halinde birleştiren liderliğiyle başarılan bu milli mücadele kolay olmamıştır.[1]

Bu makalede, Atatürk’ün eğitim devrimlerinin eğitim tarihimizin içindeki değerlendirmesi ve çağdaş eğitim sistemimize kazandırdığı dinamizm üzerinde durulacaktır.

Atatürk’ün eğitimle ilgili politikalarına giriş yapmadan önce Atatürk’ü yeni eğitim politikaları geliştirmeye yönelten eski eğitimle ilgili tespitlerini gözden geçirmek yararlı olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk ,eğitime ne denli önem verdiğinin bir kanıtı olarak Kurtuluş Savaşı sırasında, savaşın en kızışkın, en zor koşullarının yaşandığı cepheden Ankara’ya dönerek 16-21 Temmuz 1921’de”Birinci Maarif Kongresini toplamıştır. Atatürk Birinci 1. Maarif Kongresinde takip edilecek milli eğitim politikasını şu şekilde açıklamıştır.[2]

“Şimdiye kadar takip olunan tahsil ve terbiye usullerinin tarih-i tedenniyatımızda en mühim bir amil olduğu kanaatindeyim. Milli bir terbiye programından taarruz eden her kuvvete karşı müdafaa kabiliyetiyle donanmış, Şarktan ve Garptan gelen ecnebi tesirlerden uzak ve seciye-i milliyemizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Dehayi milliyetimizin inkişafı ancak böyle bir kültür ile kabildir… Yaratacağımız kültür, herais-i milliye zemini ile. o zemin ise milletin seciyesi ile mütenasip olmalıdır. Çocuklarımız ve gençlerimizi yetiştirirken, birliğimize taarruz eden her kuvvete karşı müdafaa kabiliyetiyle mücehhez bir nesil yetiştirmeye muhtaç olduğumuzu unutmayalım. Yeni neslin

ruhuna bu kabiliyeti zerk etmek lazımdır. Müstakil ve mevcut kalmak isteyen milletlerin felsefesi, en bariz şekilde bu evsafı kemal-i şiddetle talep etmektedir. Milli gaye hakkındaki umumi nokta-i nazarımı söylerken, yeni neslin teçhiz edileceği evsaf arasında kuvvetli bir aşk-ı fazilet ve kuvvetli bir fikr- i intizam ve inzibattan da bahsetmek lazımdır. (…) (sizden) eskiden çizilmiş alelade yollar üzerinde yürümek değil, belki yukardan beri Evkaf Vekaletiyle Maarif Vekaletinin bu hususta tevhid-i fikir eylemek gibi mukaddes bir vazife bekliyoruz.

Atatürk, Türk kadın ve erkek öğretmen temsilcilerini ” 1. Maarif Kongresi” nde bir araya getirerek o güne kadar takip edilen geleneksel eğitim yöntemlerinin ülkenin geri kalmasında en mühim bir etken olduğunu vurgulamıştır.  Doğu’dan  ve Batı’dan gelen etkilerden uzak,”Seciye-i milliyemiz”e yani milletimizin ruhsal, ahlaki ve manevi değerlerine ve milli karakterine uygun, ulusun gelişimini sağlayacak milli eğitim politikaları ve programı geliştirmek gereğini vurgulamıştır. Atatürk’e göre geleneksel eğitim kelimenin tam anlamıyla millete “Yabancı” bir eğitimdir. Geleneksel eğitim hem kuruluş sistemi ve hem de özü yönünden milli değildir. Bu eğitim milli dil, milli tarih, milli sanat yani topyekün milli kültürün gelişmesine uygun değildir. Bu ise milli benlik duygusunun zayıflamasına yol açmıştır. Geleneksel eğitim bütünüyle bilimsel zihniyetten uzaktır.

Atatürk, eğitim politikasında iki temel hedef göstermiştir.[3]

  1. 1. Cehaletin yenilmesi
  2. 2. Türk ulusunun çağdaş uygarlık düzeyine ve hatta üstüne çıkartılması.

Bu hedeflere ulaşabilmek için, Atatürk’e göre Milli Eğitim şu özelliklere sahip olmalıdır:

 Doğu’dan, Batı’dan  alınmayan ulusal gelenek ve kökümüze dayanan ulusal bir eğitim

 Her şeyden evvel milli hakimiyet ve istiklalimizin değerini bilen ve onu kesinlikle korumaya kararlı bir gençliğin yetişmesine rehberlik

 İnsanlığa karşı saygılı, iyi kalpli ve ahlaklı vatandaşlar yetiştirme

 Tam vicdan ve fikir hürriyetine sahip ve saygılı, laik bireyler yetiştirme

 Zorlama ve şiddete dayanmayan şuurlu bir disiplin anlayışı kazandırma

 Kadın-erkek, ırk, din, mezhep ve sınıf farkı gözetmeden her vatandaşa fırsat eşitliği verme

 Gençlerimizin fikir ve beden eğitimine önem verme

 Toplumumuzun tümüne asgari düzeyde de olsa bilgi verme

 Öğretimde deneye, uygulamaya, yaparak yaşayarak öğrenmeye dayanan ve hayatta geçerli bilgileri veren aktif bir öğretim sistemi uygulama

 Bütün yeniliklere ve gelişmeye daima açık olan en ileri düzeyde bilgi verecek bir ders programı uygulama

 

[1] DOĞRAMACI, İhsan, “ Atatürk ve Eğitim”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi,Cilt: 1, Sayı: 3, Temmuz 1985’den ayrı basım

[2] ERGÜN, Mustafa, “ Atatürk’ün Eğitim Devrimlerinin Anlamı” , Çağdaş Eğitim. 91-91,1984. S.11-15; 11, 15 ve 22-26

 

 

[3] SENEMOĞLU, Nuray ,“ Atatürk ve Eğitim”,s.1-7

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.