Dolar 16,3179
Euro 17,4708
Altın 972,42
BİST 2.418,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 28°C
Açık
Konya
28°C
Açık
Per 28°C
Cum 27°C
Cts 29°C
Paz 30°C

BİLİNÇLİ TEKNOLOJİ

A+
A-
15.11.2021
286

Teknolojiyi kullanmak birçok alanda insan hayatını kolaylaştırıyor. Teknoloji kullanımı günümüzde kaçınılmaz bir gereklilik.

ÇOCUKLAR teknoloji sayesinde istedikleri bilgiye kolaylıkla ulaşabilmekte. Teknolojinin faydasını en iyi pandemi sürecinde çocuklarımızın online ortamda eğitime devam etmesiyle daha yakından gördük.

Teknoloji kullanımı her ne kadar insan hayatını kolaylaştırsa da, yanlış kullanımı birçok olumsuz durumu beraberinde getiriyor.

PANDEMİ sürecinde teknoloji bağımlılığı ikiye katlandı. Cep telefonu, tablet, bilgisayar, oyun konsolu kullanımının kontrolü iyice elden kaçtı. Uykusuzluk, sağlıksız beslenme, göz kuruluğu, bel ağrısı ve zaman kavramının yitirilmesi gibi pek çok sorunu beraberinde getiren bağımlılığın yaşı ise 5’e kadar düştü.

Yüzyüze iletişim kurmakta zorlanmak, yalnızlaşmak, sorumlulukları aksatmak, uyku, yeme bozuklukları olumsuz etkilerden bazıları. Teknolojiyi çocukların hayatından tamamen çıkarmak doğru değil. Ama, bilinçli kullanmalarını ebeveynler öğretmeli.

ÇOCUK ekran başında gereğinden fazla vakit geçiriyorsa bunun sebebini anlamalı. Sosyalleşmek için mi, sıkıldığı yapacak birşey bulamadığı için mi, gerçek hayatta yaşadığı sorunlardan kaçmak için mi?

İnternet ortamı dipsiz bir kuyu gibidir. Çocuğun uygunsuz bir ortamla karşılaşma olasılığı olabilir. Ekransız zaman dilimlerini, ailece planlamalı. Çocukla birlikte karar vermeli. Uyumadan önce ve yemek yerken kullanılmamalı.

Ebeveynler çocuklarının sorunlarını paylaşabilmeleri için güven vermeleri gerekir. Alışveriş merkezlerinde çocukların hayatları solduruluyor. Ellerine tablet tutuşturarak sessiz kalması istenen çocukların çocukluğu köreltiliyor.

İNSANIN doğal çevresinin yanısıra aile, okul, iş, yurt ve dünyadan oluşan sosyal çevresi ile bu çevrenin tarihi, millî, insani konuları hepimizin ilgi alanı. Biyolojik ve sosyal bir varlık olan insanı hızlı nüfus artışı nedeniyle hormonlu gıdalara mahkum eden, BİYOJİK KİRLENME…

Teknolojinin baş döndüren gelişimi sonucu insanı dostluk, arkadaşlık duygularından soyutlayıp yalnızlığa iten TEKNOLOJİK KİRLENME…

Bilim ve teknolojinin insanoğlunu ulaştırdığı nokta her ne kadar inkar edilemezse de yarattığı RUHSAL ÇEVRE KİRLİLİĞİ de gözardı edilemez.

Fizyolojik ve psikolojik açlık denilen iki olgu yüzünden tüketiyoruz. Tüketimin pençesindeki insanlık korkunç bir çöp problemi yaratıyor. Her olay, bir hikâyeye gebe. Hayatta güvendiği tüm taşlar yerinden oynayınca, sığındığı ailesi, güvendiği arkadaşları kimsesi kalmayınca, hayat yolculuğu yüreğini sıkıştırıyor. Ağlamadan boğulduğunu hissediyor.

HAYAT paylaşmak üzerine kurulu. Dertler iletişim kurularak çözülebilir. Sevgi odaklı ilişkiler önemli.

İNSANIN her zaman bilgi, beceri, alışkanlık ve başarıları, sevgi, ilgi, hayalleri vardır.

TEKNOLOJİNİN geliştiği kitle iletişim araçlarının bu kadar sınırsız kullanıldığı çağımızda haberleri günü gününe, saati saatine alabilmemiz normal.

AMA, normal olmayan duyduklarımızın, gördüklerimizin çoğunun hep olumsuzluklar olması. Bıçağın et, ekmek vb. şeyleri kesmek için kullanılan bir araç olduğunu unutup, insan yaralamak için kullanılmayacağını öğretemedik mi? Kişi ve millet olarak bizi rahatsız eden tüm sıkıntıların altında eğitimsizlik mi yatıyor?

EĞİTİM KİRLİLİĞİ çok fazla… İnsanı insan yapan özelliklerin başında yaşama saygı olmalı. İnsanların görev ve sorumluluklarını bilen, attığı adımdan emin, sağladığı faydadan mutlu, yaptığı hatadan pişman olmalarını görmek isteriz.

Nefes aldığımız her anın kıymetini bilmeli. Nefret ve kutuplaşma zehirli gaz gibi soluduğumuz havaya karışıyor. Bazı şeyleri anlayabilmek için, kaybetmenin eşiğine geliniyor.

O zaman da iş işten geçiyor. Susmadan ama, acıtmadan çözüme gitmenin yollarını bulmalı. Yaralarımızı iyileştirmeli. Kendi deneyimlerimizi, empatik ve olgun bir yaklaşımla potansiyelimizi ortaya koyma zamanı…

SAYGILARIMLA

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
23 Mayıs 2022
18 Mayıs 2022
9 Mayıs 2022
18 Nisan 2022
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.