DOLAR 8,3078
EURO 10,0792
ALTIN 488,37
BIST 1.445
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 28°C
Az Bulutlu
Konya
28°C
Az Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 31°C
Paz 27°C

BURAK İLE YOLCULUK

26.04.2017
12
A+
A-

”İsrâ” kelimesi gece yürümek anlamındadır,
Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatır:
”Bir gece kendisine ayetlerimizden gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haramdan, Çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. O gerçekten işitendir, görendir” (İsra: 1)

Mi’rac, beşeri idrakin, fevkinde bir hâdisedir,
Zaman,mekân kaydı olmayıp yer gök birleşmektedir.

Maddiyât kanunları ve unsurları üstündeki,
Allah’ın irade-i mutlâkıdır O’nun isteği.

Rasülü’nü de huzur-i izzetine da’vet etmiş,
Lâhut âleminde seyr ile müşÃ¢hede ettirmiş.

Rasülullah Mekke’de, Beyt-i Şerif’te bulunuyor,
Cebrâil, bir kısım melekle, Peygamber’e geliyor.

Rasül-i Ekrem’in göğsünü zemzemle yıkamışlar,
Hikmet ve imân nuru ile, göğsünü doldurmuşlar.
Bundan sonra melekler,bir nûran-i menkit halinde,
Rasülullah’ı alıp, göğe götürmüşler birlikte.
İslâm tarihindeki şerh-i sâdır olayı budur,
Bunun vukûu muhakkaktır,aslâ itilâf yoktur.
Şerh-i Sâdırdan sonra,Peygamber’in Mi’rac olayı,
O’nun muazzam, Lâhûti hadiseye hazırlıktı.
Cebrâil Rasül-i Ekrem’i Burak’a bindirmiştir,
Mescid-i Aksâ’ya,oradan göklere yükseltmiştir.
Bir adam gördüler,bu ilk semâya çıktıklarında,
Gölgeler duruyordu adamın sağında solunda,
Bu adam sağ tarafına baltığında gülüyordu,
Sol tarafına baktığın zaman ise ağlıyordu.
Hoş geldin sâlih evlât dedi, Peygamber’i görünce,
Bunun kim olduğunu sordu, Rasülullah meleğe.
Cebrâil O’na Hazreti Adem diye cevap verdi,
Etrafındaki gölgeler, onun zürriyetindendi.
Sağındakiler fazilet ehli, cennnetlik olanlar,
Solundakiler de günâhkâr,cehennemlik insanlar.
Onun için sağ tarafına bakınca gülüyordu,
Soluna bakınca, cehennemliklere ağlıyordu.
Cebrâil’in rehberliğinde,yoluna devam etti,
Rasülullah’la Cebrâil, ikinci semâya geldi.
Orada da aynı sorular ve cevaplar alındı,
Böylelikle her semâda,bir Peygamber’e rastlandı.
Nihayet, sekizinci semâya kadar ulaştılar,
Burada da Hazret-i İbrahim ile buluştular.
Sekizinci semâyı da geçip daha da gittiler,
Nice katları aşıp, Huzur-i izzet-e geldiler.
Burada vasıtasız,Rasülullah Cenâb- Hak’tan,
Hediye getirdi, beş vakit namazları buradan.
Sekizinci semâdan ümmetine hediye geldi,
Bakara süresinin son iki ayetini verdi.
Aklın durduğu son had,Sidre-i Müntehâ’ya gelmiş,
Orada Cebrâil Rasül’e Cennet’i seyrettirmiş.
Sidre-i Müntehâ, Cenneti kucaklayan ağaçtır,
Peygamber ve meleklerin erdikleri Müntehâ’dır.

Tüm İslâm âleminin Mi’ac Kandilini tebrik eder, hayırlara ve İslam birliğinin kurulmasına vesile olmasını temenni ederim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.