Dolar 13,3768
Euro 15,2060
Altın 794,24
BİST 2.028,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 6°C
Açık
Konya
6°C
Açık
Cum 6°C
Cts -3°C
Paz -5°C
Pts -6°C

Demir Ağlara Örülüyor

A+
A-
10.01.2022
62

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde cennet mekan Sultan Abdülhamit Han’ın, ülkemizin her köşesinin demiryolu ile bir birine bağlanması düşüncesi, Bağdat ve Hicaz demir yolu hatları ile hayata geçmeye başlamıştı.

Bu yatırımlar Cumhuriyet’in ilk yıllarında da aynı heyecanla devam etti.

Hatta 10.Yıl Marşı’nda “Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan” diyerek demiryolu projelerinin övgüsü dillendirildi.

Ulaşımda yük ve yolcu taşımacılığı için çok ekonomik ve ideal bir yatırım olan demiryolu projeleri 1940’lı yıllardan sonra nedense durgunluk dönemi yaşamaya başladı.

Yatırımlar, bilinçli bir şekilde durma noktasına gelmişti.

Avrupa ülkeleri motorlu araçlar üretirken, bizde de onlardan satın almayı tercih eden idarecilerin ülkemizde söz sahibi olmaya başladığını hepimiz çok iyi biliriz.

Onlar hızlı ve konforlu trenlerle bir ülkeden diğerine yolcu ve yük taşımacılığı yaparken, bizde onların bize sattığı ve trene karşılık çok daha maliyetli olan motorlu araçlarla yük ve yolcu taşımacılığında ısrar ediyorduk.

Hem araçları, hem de yakıtını satın almak için batılılara övgü düzen kafayı; bugün bile anlayan yoktur sanırım.

Neyse derinlere dalmayalım.

Yapılabilen demiryolu hatlarındaki önce kömürlü, sonra motorlu trenlerle yıllarca yolculuk yaptık.

Şimdi az zamanda ve konforlu bir şekilde gittiğimiz şehirlere günlerce yolculuk yaparak ancak gidebilirdik.

Nedense bazı istasyonda saatlerce beklerdik.

Niye diye sorulunca; ya lokomotif bakımı, ya da karşıdan tren geliyor cevabı alırdık.

Kara tren gecikir

Belki hiç gelmez

Sözleri ile başlayan türkü bile yaktık.

Kompartımanı kapatan kiralık bir daire bulmuş gibi olurdu.

Rica minnet yanlarına ancak oturabilirdik.

Sonra motorlu lokomotifler hizmete girdi. Onlar da az sayıda il arasında hizmet veriyordu.

Özelliği kara treden biraz hızlı oluşuydu.

Anadolu da “Eller aya, biz yaya” diye veciz bir söz var ya, gerçekten öyleydik.

2 binli yıllardan sonra Ankara-İstanbul, Konya-Ankara, Konya- İstanbul yüksek hızlı tren seferleri başladı.

Dünya varmış dedik.

Otobüsle 11-12 saatte gittiğimiz İstanbul’a, ayaklarımız uyuşmadan 5 saatte gider olduk.

1saat 50 dakikada Ankara ya gidiyoruz. Ankara da çalışan kardeşlerimiz sabah gidip akşam evlerine dönüyorlar.

Dün de güneyin ilk adımı olan Konya- Karaman yüksek hızlı tren seferleri başladı. Öyle görünüyor ki; bu hat kısa zamanda Gaziantep’e kadar uzanır.

Konya’ dan Yüksek Hızlı Tren ile Ankara-Eskişehir-İstanbul-Karaman hatları bağlandı.

Şimdi Karaman da çalışanlar akşam Konya’ ya evlerine dönerler. Konya da çalışanlar da akşam Karaman’a evlerine dönerler.

Bunun kıymetini imkansızlık yüzünden akşam evine dönemeyenler bilir.

Gümüş Motoru ürettirmeyenler, bugün de bu projeleri kötüleyenlerdir.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
15 Ocak 2022
3 Ocak 2022
30 Aralık 2021
27 Aralık 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.