DOLAR 8,5588
EURO 10,0825
ALTIN 496,01
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Parçalı Bulutlu
Konya
29°C
Parçalı Bulutlu
Pts 31°C
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 29°C

Geçmişten günümüze “Sarayönü”-40

20.01.2018
70
A+
A-

Başhüyük Karaçay-Malkar Türklerinde evlilik ve düğün gelenekleri (3)

D. Eğlence: Toy
Gelin almadan bir gün önceki gece her iki tarafın da delikanlıları ve genç kızları toplanırlar. Sabaha kadar sürecek toy denilen Kafkas dansları eşliğinde oynarlar, eğlenirler, aralarında sohbet ederler. Eğlence günü akşamında damat tarafından güvenilir bir erkek ile birkaç kız, ev ev gezerek kızları toplayıp düğün evine getirirler.

O gece boyunca yapılan şenlik, eğlencelerde bir tarafta genç kızlar, diğer tarafta da delikanlılar ayakta beklerler. Her iki tarafın da adına “Toyçu Başı” denilen olgun, aklı başında, halk nazarında saygınlığı olan birer başkanı olur. Bütün eğlence bu Toyçu Başıların nezaret ve gözetiminde yapılır. Eğlence sona erdikten sonra toplanan kızlar, onları toplayan erkek ve kızlar tarafından evlerine götürülür.

Gelin Alma
Düğünün son günü öğleden sonra gelin alma merasimi düzenlenir. Erkek tarafından hareket eden düğün alayı dualarla uğurlanır. Hatta bu sırada damadın annesinin düğün alayının sağ salim, kazasız-belasız gelmesi dileğiyle sadaka vermesi adettendir. Düğün alayı, müzik eşliğinde, coşkulu bir şekilde sokakları dolaşarak kız evine varır. Gelin alayı damat evinde hazırlanan üzerinde gömlekler, kumaşlar, başörtüler, havluların asılı olduğu bir ağaç sopaya takılmış olan ve bir gencin taşıdığı bayrağı da beraberinde götürür. Bu bayrak, aynı şekilde kız tarafının da hazırladığı bayrakla değiştirilir. Gelini alıp geri dönülürken delikanlılar bu bayrağın üzerindekileri kapmak için birbirleriyle yarışırlar.

Cezalar
Damat tarafından gelin almaya gelen delikanlılara kız tarafının gençleri şaka niyetiyle bir takım cezalar verir. Para veren gençler cezalandırılmaktan kurtulur. Eskiden para vermeyenler bir fıçının içine koyup yuvarlanırdı, ters çevrilen at arabasının tekerleklerine bağlanan gençlere tekerlek çevrilerek ceza uygulanırdı. Bazen de yüzleri boyanır. Bu cezalarla toplanan paralara yiyecek alınarak delikanlılar ve genç kızlar bunları beraberce yerler.




Gelinin Damadın Evine İndirilmesi
Gelin alayı damadın evinin önüne geldiğinde arabadan inmeden bir hoca tarafından Arapça dua yapılır. Gelin bir tarafında kendi yengesi diğer tarafında da damadın yengesi olduğu halde arabadan indirilir. Bu sırada gelinin başında “av” adı verilen büyük bir başörtü örtülüdür. Ellerinde de iki tane başörtüsü bulunur. Gelin bu şekilde ayakta beklerken “Algış”19 denilen geline ve ailesine iyi dileklerin temenni edildiği, kötülüklerden korunmalarının dilendiği Karaçay Türkçesi ile dua okunur. Bu duayı okuyacak kişide toplumda saygınlığı ve itibarı olmasına dikkat edilir. Bu kişi eline bir tas şerbet alarak yüksekçe bir yere çıkar ve orada algışı okumaya başlar. O dileklerini sıraladıkça orada bulunanlar her dileğin sonunda yüksek sesle “amin” diyerek bu duaya iştirak ederler. Algış söylendikten sonra ilk önce Algış’ı okuyan kişi o şerbet dolu tastan içer, elden ele dolaşan tastaki şerbetten gençler tükeninceye kadar birer yudum içerler. Bu arada damadın annesinin daha önceden hazırladığı bir seccade ve bir elbiselik kumaş, Algış’ı okuyan kişinin omuzlarına konulur. Duadan sonra ayakta bekleyen geline hoş geldi vermek için ailenin yakınlarından yaşlı kadınlar gelinin yanına gelirler. Gelini kucaklayarak başında avı ve ellerindeki başörtüleri alırlar. Başındaki örtü damadın yeğenine, ellerindeki örtüler de damadın en yaşlı halasına verilir. Gelinin yanında bulunan iki tarafın yengeleri, gelinin kollarına girerek ağır adımlarla damadın evine doğru ilerlerken, bu sırada çoşkulu bir şekilde akordiyon eşliğinde gençler tarafından söylenen “Orayda Şarkısı” ile gelin eve girdirilirken dama veya balkona çıkan damadın akrabalarından bir erkek ve bir kadın bol miktarda gelinin başına ve orada bulunan davetlilere şeker ve para atarlar. Gelin eve girdikten sonra bütün köyün kadınları gelini görmek için birbirleriyle yarışırlar. Daha sonra bahçenin ortasına bir örtü serilir ve kız tarafından hazırlanıp gönderilen “Berne” adı verilen hediyeler burada düğüne gelen kadınlara gösterilir. Bu hediyeleri kız tarafından gelen bir kadın orada bulunanlara tanıtır. Bu tanıtım yine kız tarafından gelen bir erkeğin yüksek sesle bağırması ile ilan edilir. Bu hediyeler tanıtılırken damadın annesine, babasına, kardeşlerine, dedesine, nenesine, amcasına, dayısına, halasına teyzesine şeklinde bir sıra takip edilir. En sonunda da bir torba içinde hazırlanmış olan hediyeler “bunlar da orada bulunan misafirlerin hakkı” denilerek havaya fırlatılır. Oradakiler de bu hediyeleri almaya çalışırlar.

Düğün Yemeği ve Eğlence
Gelin eve indikten sonra orada bulunan misafirlere 10-15 koyun kesilerek yemek hazırlanır. Kesilen koyunlar bütün olarak kızartılır. Çorba, pilav, hoşaf eşliğinde davetlilere sunulur. Tatlı olarak da helva ikram edilir. Yemeğe kız tarafından da kalabalık kadınlı-erkekli bir grup katılır. Bu topluluğun gelişine “Cıyın kelgen” denilir. Bunlar kızın annesi tarafından hazırlanan ve damadın akrabalarına dağıtılmak üzere “Gardoş hıçın” adı verilen 100-150 kadar patates böreği getirirler. Bu grup yemekten sonra hemen kız evine döner. Düğün yemeğine gelen her kadın yakınlık derecesine göre 1 veya 2 kg şeker getirir. Bu, Karaçay-Malkarlıların en önemli adetlerindendir. Getirilen bu şekerin damat ve gelinin hayatlarına tatlılık ve muhabbet katacağına inanılır. Yemekten sonra delikanlılar ve genç kızlar kendi aralarında eğlence düzenlerler ve gece yarısına kadar Kafkas toyu yaparak eğlenirler.

Düğünden Sonraki Gelenekler
Damadın Boluş Üyünden Çıkarılması
Düğünde en son yapılan merasimlerden birisi de damadın “Boluş Üy” denilen ve düğün boyunca kaldığı sağdıcın evinden çıkarılmasıdır. Damat, düğünün ertesi gününün gecesinde sağdıcın evinde hazırlanan yemeği arkadaşlarıyla beraber yer. El ayak çekildikten sonra arkadaşları damadın kollarına girerek akordiyon eşliğinde “Orayda Şarkısı” söyleyerek evine getirirler. Gelinin yanında bulunan genç kızlar “Orayda” sesini duyunca damadı ve arkadaşlarını karşılamak üzere kapının önüne çıkarlar. Daha sonra hep beraber eve girilir. Burada bir müddet aralarında şakalaşırlar, sohbet ederler. Damadı evinde bırakarak orada bulunanlar evlerine dönerler. Böylece düğün merasimi sona erer.

SONUÇ
1905 yılında Kafkasya’dan Anadolu’ya göç ederek Konya’nın Sarayönü İlçesi yakınlarındaki Başhüyük’e yerleştirilen Karaçay-Malkar Türklerinin kendilerine özgü gelenek ve görenekleri vardır. Kafkasya’dan göçlerinin üzerinden bir asrı aşkın bir süre geçmesine rağmen bu gelenek ve göreneklerin önemli bir kısmı korunarak günümüze kadar getirilmiştir. Bunların içinde en dikkat çekenlerden birisi de evlenme ve düğün adet ve gelenekleridir. Başhüyük’te yaşayan Karaçay-Malkarlılar, Kafkasya’daki evlenme adetlerini önemli ölçüde yaşatarak bugünlere gelmesini sağlamışlardır. Akraba evliliği yapılmayan Başhüyük’te akrabalar arasında yedi göbeğe kadar kız alıp verilmemektedir. Akraba genç kız ve delikanlıları bacı-kardeş anlayışı içerisinde rahatlıkla aynı ortamda bulunmakta, birbirleriyle görüşüp konuşmakta ve eğlenmektedir. 1960lara kadar kapalı bir toplum yapısı yaşayan Başhüyük Karaçay-Malkarlıları dışarıya kız vermedikleri gibi, dışarıdan da pek kız almamışlardır. Bunlardan dolayı evlilik kurumunun sürdürülebilmesi için genç kız ve delikanlıların birbirlerini görüp beğendikleri düğün, bayram, hıdrellez gibi festival ve eğlence ortamlarından yararlanılmaktadır. Buradaki tanışmalar ve birbirlerini beğenmeler gelecekteki evliliklerin de alt yapısını hazırlıyordu. Akrabalık ilişkileri çok güçlü olduğundan düğün yapacak aileye yakın akrabaları tarafından madden ve manen elden geldiğince destek veriliyordu. Aradan bir asır geçmesine rağmen kız istemeden, damadın sağdıcın evinden çıkarılması sürecine kadar Başhüyük Karaçay-Malkar Türklerinin kendilerine özgü evlilik ve düğün geleneklerinin nesilden nesile aktarılarak ve büyük ölçüde yaşatılarak günümüze kadar getirilmesi sağlanmıştır.

Araştırma: Sefer SOLMAZ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.