DOLAR 7,5345
EURO 8,9835
ALTIN 411,42
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 13°C
Az Bulutlu
Konya
13°C
Az Bulutlu
Paz 11°C
Pts 13°C
Sal 15°C
Çar 17°C

Kan bağışının önemi anlatıldı

02.01.2019
90
A+
A-

Türk Kızılayı Konya Bağış Merkezi tarafından Sarayönü’nde “kan bağışının toplumda davranışa dönüştürülmesi ve çocuklarda farkındalık oluşturulması” konulu konferans verildi.

Sarayönü Belediye Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen konferans etaplar halinde kamu kurum kuruluşları daire amirlerine, mahalle muhtarları ve din görevlilerine, ilçe milli eğitim ve sağlık çalışanlarına ve komek kursiyerlerine verildi.

Konya Kan Merkezi Kan Bağış Organizasyonu Sorumlusu Özlem Aslan Kuru, “İhtiyacı olan birilerine güvenli kan verilsin ki o ihtiyacı olan kişiler zamanı geldiğinde bir yakınımız olabilir, hatta kendimiz olabiliriz” dedi.

Kan transferi ve bağışının tarihçesini anlatan Kuru, eski zamanlarda hayvandan hayvana ve daha sonra kuzudan insana kan nakli gerçekleştirildiğini söyledi.

Türkiye’de ilk kan naklinin 1938 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde yapıldığını ifade eden Kuru, “1953 yılı Türkiye’deki kan bankacılığı anlamında çok önemli bir tarih. O zamanki Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Reşat Belger’in ilk adımıyla Kızılay Kongresi’nde kan yardım teşkilatının kurulması kararlaştırıldı. Türkiye’de resmi anlamda en ciddi karar budur. Çünkü o tarihten günümüze kadar Türkiye’nin kan ihtiyacı ve temini yükü Kızılay’ın omuzlarında” diye konuştu.




Kuru, bazı hastalıkların kan ve cinsel yolla bulaştığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bunlar hepatit B, hepatit C, AIDS ve frengi. Dolayısıyla siz kan bağışında bulunduğunuz zaman sizin kanınızda bu mikroplarla karşılaşıp karşılaşmadığınıza bakılır. En ufak şüpheli bir şey varsa o hastaya verilmez. Bir taraftan sizin için hasta emanettir. Hastanın emanetini, sağlığını korumanız gerekiyor. Kesinlikle sağlık durumu uygun olmayan kişiden hastaya ihtiyaç var diye kan alınıp verilmez. İki bireyin de sağlığının korunması gerekiyor.”

“insanlarımızın bilinçli olması gerekiyor”
Toplumda kan bağışını yaygınlaştırmak amacıyla örnek teşkil edilmesi gerektiğine işaret eden Kuru, “İhtiyaçların karşılanması için toplumun sağlıklı, entelektüel düzeyi belli seviyenin üzerinde olan ve toplumsal yardımlaşma bilincinde olan kişi ya da kişiler zaman zaman kan bağışında bulunmalılar. İhtiyacı olan birilerine güvenli kan verilsin ki  o ihtiyacı olan kişiler zamanı geldiğinde bir yakınımız olabilir, hatta kendimiz olabiliriz” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.