DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 29°C
Parçalı Bulutlu
Konya
29°C
Parçalı Bulutlu
Pts 31°C
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 29°C

Kırım-Kongo’ya dikkat!

14.07.2018
47
A+
A-

Sarayönü Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı ve İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ebubekir Özkardaş, havaların ısınması ile birlikte insanları Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı uyardı.

Dr. Özkardaş, yaptığı açıklamada, “Kırım-Kongo kanamalı ateşi etkeni virüs olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın etkeni olan virüsün taşıyıcısı olarak rol alan keneler, yabani hayvanlar, çiftlik hayvanlar ve insanlar arasında virüsün taşınmasına ve çoğalmasına aracılık etmektedirler.

Kırım-Kongo kanamalı ateşi vakalarındaki ölüm hızı dünyada genel olarak % 30’lar ve üzerindedir. Ülkemizdeki bu hız ise %51’ler civarındadır. Virüsün, küçük odaklar şeklinde yaban hayvanları ile kene arasında devamlılığını sağladığına inanılmaktadır.

Hastalık, yaban hayatı ile insanların iç içe olduğu bölgelerde kene sayısının artışına bağlı olarak çıkmaktadır. Virüsler hayvanlarda genellikle belirti veren bir hastalığa yol açmamaktadır.

Hastalık ani başlayan ateş, baş ağrısı, kırıklık, halsizlik, kas ağrıları, belirgin iştahsızlık ile başlar, ishal ve kusma da görülebilir. Bazı olgularda vücudun değişik bölgelerinde kanamalar (burun kanaması, dişeti kanaması, iç organ kanaması ve ci it altı kanaması vb.) görülür ve hastalık ağır seyredebilir.

KKKA hastalığının kontrolünde bilinçli korunma tedbirlerinin alınması oldukça önem kazanmaktadır” dedi.

 

Korunma ve önlemler

Özkardaş açıklamasının devamında, “Kene riski olan yerlerde bulunulduğunda, vücudu tamamen örtecek giysiler giyilmelidir. Kenelerin vücuda girebileceği olası açıklıkların kapatılması önemlidir (Pantolon paçalarının çorap içine konulması, çizme giyilmesi vb.). Kenelerin bulunduğu alanlara gidilirken vücudun açıkta kalan alanlarına ve elbiselere cilde sürülebilen böcek kovucu maddelerin (repellent) uygulanması, korunma için etkili olmaktadır. Dış elbiselere, yıkamaya da dayanıklı olan, etki süresi uzun kene öldürücü ilaçlar sürülmesi etkili bir korunma aracı olabilir. Eve gelindiğinde vücut kene yönünden kontrol edilmeli, kene varsa bir cımbızla, kenenin deriye yapıştığı yerden tutulup sağa sola oynatılarak çivi çıkarır gibi çıkarılmalıdır. Yine risk altındaki kişilerin, sık aralıklarla kene yönünden vücut muayenelerini yapmaları önemlidir. Kene vücuttan ne kadar kısa sürede çıkarılırsa hastalık riski de o kadar azalmaktadır. Vücut üzerindeki keneler öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.