Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
BİST 2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 32°C
Açık
Konya
32°C
Açık
Cts 33°C
Paz 32°C
Pts 32°C
Sal 32°C

MART AYINDA DESTAN VE MARŞ YAZDIK

A+
A-
22 Mart 2022 16:12
195

Anadolu’da ‘Mart ayı dert ayı’ derler.

Geçmiş yıllarda başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olan Anadolu halkı, Mart ayında kışın çok şiddetli yaşandığı yıllarda hayvanların yiyecekleri ile evlerinde ısınmak için yakacakları odun ve kermenin (küçükbaş hayvan gübresi) bitmesiyle kaldıkları çaresizlik sonucu söylemişler bu sözleri.

Ama bizim ecdadımız asırlarca Mart ayında sadece hayvanlarının yiyecekleri ile kendilerinin yakacak sorununu yaşamamış.

Vatanına göz diken düşmanlarının katliamlarını önlemek için de çok çileler çekmiş.

Selçuklu dönemleri çok eskide kaldı diyebiliriz. Ancak bize destanlar yazdıran Çanakkale ve akabindeki İstiklal Marşımızı yazdıran Milli Mücadelemizde çekilen dertleri hiç unutamayız.

Unutmayacağız da..

“Çanakkale içinde vurdular beni.

Ölmeden mezara koydular beni.

Çanakkale içinde bir kırık testi

Analar babalar ümidi kesti, off, gençliğim eyvah!”

Bu acıların dile döküldüğü zalimlikler unutulur mu?

Nasıl unutacağız.

‘Komutanım benim tüfek bozulmuş tetik basmıyor’ diyen askere yüzbaşısı :
“Tüfek sağlam oğlum senin parmağın kopmuş ”
Şu acıya bak..

Biz bunları Mart’ın da içinde olduğu yıllarca yaşadık.

Bir gün döner diye sofraya tabağı konulan, her kapı çalındığında geldi diye heyecanla ve sevinçle koşulan eşlerin, babaların, evlatların geri dönmediği, ocakların söndüğü, hayallerin yarım kaldığı acıları unuturmuyuz.

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
“Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber.
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.”

Bu destanı kim yazar.

Acı kışların yaşandığı Mart ayında Çanakkale destanı gibi, İstiklal Marşımız gibi
Müslüman Türk’ün tarihe imzasını attırdılar.

Bu destanlar, bu marşlar vatanseverliğin İmanla bütünleşmesinin eseridir.
Düşmanda imkan vardı, Mehmetçik’te iman

Üzüm hoşafı içtiler, ama vatanlarını, namuslarını çiğnetmediler.

Ancak şunu da unutmayalım.

Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçmetanı,

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,

Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
11 Ağustos 2022 22:04
27 Temmuz 2022 01:10
22 Temmuz 2022 23:51
20 Temmuz 2022 23:50
18 Temmuz 2022 23:51
11 Temmuz 2022 02:15
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.