DOLAR 7,4649
EURO 9,0348
ALTIN 436,63
BIST 1.524
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya -1°C
Hafif Kar Yağışlı
Konya
-1°C
Hafif Kar Yağışlı
Sal -1°C
Çar 0°C
Per 6°C
Cum 9°C

SARAYÖNÜ AĞIZLARI, SÖZLÜĞÜ-2

15.12.2020
2.630
A+
A-

Bu çalışmamızda, geçen hafta başladığımız “Sarayönü Ağızları, Sözlüğü “ başlıklı makalemize devam edeceğiz. Günümüzde Eski Anadolu Türkçesi Metinleri’ne, Anadolu ağızları açısından bakılmaya başlanmıştır. Her yazı dili bir ağıza dayandığına göre, Eski Anadolu Türkçesi Metinleri’nde dönemin ağızlarından meydana gelen bir yazı dilidir. Anadolu ağızları tarihi ağızların bir devamıdır.[1] Burada “Sarayönü Ağzında Kullanılan Bazı Sözler ve Deyimler kelime kelime incelenecektir.

*Belermek: Gözleri açılıp kalmak. Örnek: Evimize televizyon ilk geldiğinde, nenemin gözleri belerdi galdı.

*Cıncırık Guyu: İçine bırakılan kovanın bağlı olduğu zincirin “cır cır” sesi çıkarmasından dolayı cıncırık kuyu adını almıştır.(Mıtırıb’ın guyu, Döndü’nün guyu, Halis’in guyu, Sülüman’ın guyu) Örnek: Avratlar, ellerinde helkeleri ve ileğenleriyle cıncırık guyunun  başına toplaşmışlar, külle, tokaçla çamaşırlarını apapak yudular.(tertemiz yıkadılar)

*Cillimcak Sekmek: Neşeyle oynaşmak. Örnek: Uşaklar çardakta cillimcak sekiyorlar, nöğürsünler başka? Sümeyesine çağırma gaç. (Çocuklar çardakta neşeyle oynaşıyorlar. Ne yapsınlar başka? Boş yere çağırma.)

*Çıkı : (Çıkın), tarlaya veya harman yerine götürülen yemeklerin soğumaması için sarıldığı bez parçası. Örnek: Tarlayı sürdükten sonra, çıkıdaki bulgur pilavının yanına soğanı şaklayıp cücüğünü (en iç kısmını) çıkaracan, afiyetle yiyecen ne datlı olur amma inişde. (enişte)

*Çintiyan: Hanımların giydiği şalvar. “Çift yan” sözünden türemiştir. Örnek: Gomşunun gızı öteğennek (geçenlerde) mor gadifeden çintiyanın üstüne poşusunu örtmüş. Pek de gözel olmuş.(poşu: baştan bele kadar uzanan, bir çeşit geniş, kalın başörtüsü)

*Çöndürmek: İşemek. Örnek: Gız gelin çocuk yatağa çöndürmüş. (işemiş) Niye bakmadın gıı?

*Don Düzmek: Evlenmeden önce hem geline, hem damada kıyafet almak. Örnek: Hacca gıı,  Garaların Siyit’in gızına oğlan evi don düzmeye gitmiş, duydun mu?(Hatice kız!, Karalar’ın Seyit’in kızına damat tarafı kıyafet almaya gitmiş, duydun mu?)

*Fenikmek: Çocukların canlarının sıkılıp, amaçsız bir şekilde koşması. Örnek: Çocuklar evin içinde feniktiler diye anaları süpürgenin sapıyla her yanlarını cıbartmış (dövmüş).

*Galgıtmak: Evin altını üstüne getirmek. Örnek: Aha gavırlı gavırlar, evin her yirini galgıttılar. (Evin altını üstüne getirdiler.)

*Galiyet: Kız evinden damat evine götürülen gelinin çeyizleri. Örnek: Ayşa gıı, Mevlüdiye’nin galiyetine gittin mi? Seni okumadılar mı?

*Gayselenmek: Sütün, reçelin, pekmezin üzerinde ince bir tabakanın oluşması. Örnek: Töh Töh, aşenedeki bekmez küpünün üstü gayselenmiş. Naha imi? (Tüh Tüh, mutfaktaki pekmez küpünün üstünde küf tabakası oluşmuş.)

*Hayat: Avlu, evin ortasında kalan, üstü açık, duvarla veya çitle çevrili alan. Örnek: Urkıya (Rukiye) gıı, çamaşırlara su ısıtmak için hayattaki ocağı yakdın mı?

*Hötül Hötül Akmak: Bir ırmak veya akarsuyun yoğun ve hızlı bir şekilde akması. Örnek: Derenin suyu azalmış diyip dururlarıdı, vardım baktıydım hötül hötül akıyor.

*Hötülemek: Sütün veya herhangi bir sıvının kaynayıp ses çıkarması. Örnek: Guzinenin üstündeki güğümler zopa (soba) yandıkça hötüledi.

*Mabin: Mabeyin, odanın kapısı ile dış kapı arasındaki boş alan. Örnek: Mabine halı yastıkları, çerçeveli aynayı cize goymuşlar bacım.( Mabeyine halı yastıkları,   çerçeveli aynayı çizmişler bacım).

*Malama: Harman yerinde düvenle saplar sürülürken, tahıl danelerinin samanın içerisine karışmış hali. Malama daha sonra yaba denilen bir aletle savrularak saman ile dane birbirinden ayrılacaktır. Örnek: Malamayı yaba ile savurduk. Bugün örüzgar çok iyi esti de.!

*Siftinmek: Oyalanmak. Örnek: Orda burda siftinip durma(oyalanma), bakkal Şaziye’den kirbitle, vita yağı al da gel.

*Sirke: Bitin yavrusu. Örnek: Gıızz Fadim, göyneğin yakası sirke dolmuş.

*YiğirYiğir Kokmak: Yoğun, istenmeyen bir kokuya sahip olmak. Örnek: Ahıra bi girdiydim, yiğir yiğir kokuyor.

*Yüznumara: Tuvalet. Örnek: Gomşu yüznumaranın çukurunu temizlememiş. Aman bi kokuyor, bi kokuyor.

 

 

 

[1]ERDEM, Mehmet DURSUN, Gül, Münteha(2006),Kapalı ( e ) Sesi Bağlamında Eski

Anadolu Türkçesi-Anadolu Ağızları İlişkisi, Karadeniz Araştırmaları Sayı:11,s.111-148.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.