Dolar 18,6344
Euro 19,6306
Altın 1.077,07
BİST 4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 12°C
Parçalı Bulutlu
Konya
12°C
Parçalı Bulutlu
Paz 11°C
Pts 10°C
Sal 11°C
Çar 11°C

SEZON BAŞLARKEN -1-

5 Eylül 2022 22:29
258

Yeni bir hafta kadar bazı ürünler için başlamış, bazıları içinse başlayacak olan yeni bir tarım sezonunun herkese hayırlı olması dileğiyle selamlar…

Aslında başladı başlayacak diyoruz ama kimi üreticinin yaptığı kiminin ise yapmadığı ya da ciddiye almadığı, öyle bir ihtimal var mı bilmiyorum ama belki de bilmediği bir şekilde aslında yeni tarım sezonu hasatta başlıyor. Sohbetimize biraz oradan başlayalım.

Konuşacağımız bu konu için açıkçası toprağınızı çok iyi tanımanız gerekiyor. Dededen toruna aktarılan ve üzerine kendinizin de eklediği bir birikiminiz olsa da gelişen teknoloji, analizler, uydudan toprak bilgisini okuyan teknikler gibi yollarla artık toprağın, suyun hatta bitkinin kim- yasal ve fiziksel yapısını size söyleyebiliyor. Üretici olmanın tecrübesiyle toprağın fiziksel yapısını biliyoruz mutlaka.

Kumlu, killi, kireçli, taşlı ya da her ne tür bir topraksa elimizdeki mutlaka tanırız. Bunu bilince toprağımızın su tüketimini, su tutma kapasitesini de biliriz yada tahminle bu bilgiyi kestirebiliriz. Belki de zamanla oluşan bilgi birikimimiz ile toprağın rengine bakarak yaklaşık kimyasal yapısını da tahmin ederiz. Ancak analizler size bunları daha detaylı ve daha doğru bir bilgi vermenin yanında bir adım ilerisinde size şunu da söyleyebilir. Eğer toprağın buysa altı böyle olmalıdır gibi bir temel bilgi. Bu kadar detay size uzun vadeli, sağlıklı ve ekonomik üretim yapmanızı sağlayacaktır.

Eğer toprağın alt yapısına dair bir fikrinizde varsa  bu toprağın ıslah edilmeye ihtiyacı var mı ve eğer varsa toprak ıslahları uzun vadeli yada sürekli yapılması gereken şeylerdir. Eğer toprak ıslahına gerek yoksa, elimizdeki toprağı uzun vadede daha sağlıklı, ama en ekonomik yollarla üretimi nasıl yapabiliriz. Toprakla kendimizi karşılıklı üzüp küstürmeden.

Tüm bu işlemlere diyelim ki karar verdiniz ya da elinizdeki bilgi birikimi, analiz sonuçları, bölgeyi bilimsel anlamda tanıyan kişi ya da kurumlar size doğru yolu söyledi. Şimdi ne yapmalıyız. Toprak iyileştirme yapılacaksa ne yönde yapılmalı. Fiziksel mi, kimyasal mı? Bunlar birer adımdır. Her adım belki bu gün sizi yorsa da üretim yaptıkça ve gittikçe daha az emek, daha az masrafla ve daha sağlıklı yıllara yayılmış bilinçli bir üretiminiz olacaktır.

Diyelim ki bütün şartlarınız normal. Üreteceğiniz ürüne yada toprağınıza göre hangi yöntemle işlemeliyiz. Açıkcası bu yöntemlerin bir kısmı yeni. Kısa ve orta vadede olumlu sonuçlar verse de uzun vadede kendini ispatlaması için zamana ihtiyacı var.

İlki geleneksel toprak işlemedir. Bir önceki ürün kalıntılarının %15 den azının toprakta kaldığı kalanının sürülerek toprağa karıştırıldığı sistemdir. Genelde pullukla devirme usulüyle ama yoğun hatta aşırı işlem yapılan bir yöntemdir. Şartlarınıza göre uygun olabilir ama bu yoğun çalışma toprak sıkışması, su kaybı gibi etkilerle erozyona yol açan bir yöntem olduğu tartışılmaktadır. Zira dünya da ki tarım topraklarında bir yılda hektar başına 150 ton toprak erozyona uğramaktadır.

İkincisi, koruyucu toprak işleme yöntemidir. Bir önceki dönemden kalan ürün artıklarının %30 dan fazlasının toprak yüzeyinde bırakıldığı yöntemdir. Daha az toprak işlendiği, bazen direkt ekim gerektiren, bazen malçlama yöntemlerini de içeren bir toprak işleme tekniğidir. Temel amaç erozyon ve su kaybını engellemektir.

Şu an temelde var olan yöntemlerin asıl amacı toprak erozyonunu ve su kaybını engellemeye yönelik işleme teknikleridir.

Denemeleri olumlu sonuçlar veren farklı yöntemlerde var ama bazılarında ciddi teknoloji, yoksa da çok titiz bir çalışma gerektiriyor. Ama temelde genel kabul gören şeyse ortalama 5 yılda bir taban taşı kıracak derinlikte sürümler yapmaktır. En az 50 santim aralıkla ama her 5 yılda ters yönde bu kadar derin sürüm yapmak. Yani bu yıl boyuna sürerek çok derin patlatma yaptıysanız, bir sonraki 5. yılda enlemesine yapmak tavsiye edilir.

Olumlu sonuçlar alınan bir yöntem ise hasat sonrası sürümün ekim derinliğinden biraz fazla ve ekim yapacağınız yönün tersinde bir ön sürüm yapılması.

Tüm bunlardan birine kendiniz ya da konuya hakim kurumlarla görüşerek karar verdiniz diyelim. Peki şimdi ne yapacaksınız. Toprağı devirecek misiniz, yırtacak mısınız, ufalayacak mısınız ya da ne biliyim sadece kabartmanız yetecek midir. Bu kadar ayrıntı ne işe yarayacak derseniz cevabı da şu;Ne kullanacağınızı bilirsiniz. Pulluk, çizel, kaz ayağı, tırmık, merdana ya da her ne gerekiyorsa.

Yine bana ayrılan köşenin sonuna geldim. 1 diye başladık haftaya devam ederiz konuya ama anlatmaya çalıştığım şey kısaca neyi neden yaptığımızı bilerek yapmak. Yaa vur pulluğu, iki merdana bir tırmık ek gitsin. Cilala parlat misali.

Peki sizin toprağınız bunları yaptıkça işkence çekiyorsa. Her sezon biraz daha tarıma küsüyorsa. Doğru ve gerektiği şekilde yapalım demek istediğim. Ekonomik, sağlıklı ve gerektiği kadar. Doğru yöntem ve doğru araçları seçebilmek.

Yeni sezonda tüm umutlarınızın gerçekleşmesi umuduyla ve görüşmek üzere …

 

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
29 Kasım 2022 22:20
21 Kasım 2022 23:12
18 Kasım 2022 00:03
7 Kasım 2022 22:10
31 Ekim 2022 22:12
24 Ekim 2022 23:06
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.