SarayMedya
Torku Jelifest Yumuşak Şeker

Gazanfer AKÇİN: TAŞ-ÖREN… (2)

Gazanfer AKÇİN: TAŞ-ÖREN… (2)
Bu haber 01 Şubat 2018 - 22:47 'de eklendi ve 917 kez görüntülendi.

Siyaset ve para yerinde durmuyordu, tüm demokratik kitle örgütlerini kendi saflarına çekerlerken, çekemediklerinin karşıtı kuruluşlar kurdurarak demokratik güçlenmeyi kendi saflarına göre şekillendirmişlerdi.

Şimdi böylesi bir oluşturulmuş bir yapıda taşören çalışanlarının hepsini kadroya aldıracağız dendiğinde hemen yapıya baktığımızda.

TÜRK-İŞ ve DİSK’in dışında gayrette bulunan kimseyi göremiyoruz.

Hatta bıyık altında gülenleri bile görüyoruz.

Buda şunu gösterir.

Daha bu ülkenin üretim istihdam noktasında rakamlarla oynamaya devam edecekleri görünmektedir.

Ne vaat etmişlerdi?

Kimsenin hak kaybı olmayacak demişlerdi.

Doğru mu çıktı?

Kamuoyu dünü unutur, diyenlerin mazlumun, hak ve menfaatlerinin yanında olması mümkün değil. Çünkü çalışma hayatı hangi yatsımaların üstüne inşa edildiğini bilmeyenler, dünü iyice irdelemeyenler yarına hiçbir şey kazandıramazlar.




Öyle bir milyon işçi falan diyerek siyaset yapanlar 450 bin kişiye verilecek denilen kadronun kamusal haklardan yararlanıp, yararlanmasını mı yapacaklar. Siyasetin mahrem malzemelerinin arasında gizlenerek saklı olduğunun bir türlü farkında olmadılar. Sömürü sistemin 38 yıldır yok etmeye çalıştıkları emeğin güç birliğinin toparlanmasını ne iktidar ne muhalefet nede uluslararası tekel grupları buna müsaade etmezler.

Çünkü kapital sistem bukalemun gibi kılıktan kılığa girmesini becerirken, bakmayın siz onların takunyayla şadırvandan abdest aldıklarına. Kimisi halkı takunyayla kandırırken kimisi demokrasiyi kullanarak emeğin gücünü yok etmeye çalışırlar.

Bakınız herkes çalışan insanlarla alay eder gibi 2020 yılına kadar hiçbir toplu iş sözleşmeden o tarihin temmuz ayına kadar, avara kasnağı gibi ortada bırakılıyorlar.

Ciddi siyaset yapan kuruluşlar öyle kanadı kırpılmış budu eksilmiş göğsü yok edilmiş bir iskelet halinde yasa çıkartmaması gerekir.

Gerçektende hukuk ve adalet işleminde memur olanlar, böylesine insanlığı hiçe çıkartacak mevzuat kaleme almazlar.
Aklın alacağı iş değil. Son yıllarda ülkede ne insanlığa nede islamın fıtratına yakışır gelişmeler yaşanmamaktadır.

Bizde işverenler ellerindeki nimetin kendileri veya birisi tarafından verildiğini sanmasınlar, ellerinin arasına kafalarını koyup düşünsünler.

İşçiler adına emeği savunan sendikalar, sadece uzmanların hazırlayıp önlerine getirdiklerine göre hareket etmesinler, deniz bitmeye başladı mı geminin içinde bulunanların hepsi kendilerini toprakta bulurlar.

Her üç kesimde bir noktada buluşmasını bilmeliler, nimetin ve külfetin geldiği adres bellidir yeter ki aramasını bilsinler.

Bakınız siyaset oyununa 50 bin KİT taşörenini dışarıda bırakırken bir anda bir kişiye muhtaç topluluk yaratarak meydanlarda Hak için bağıran hakkın gerçek sahipleri, dertlerini anlatmanın memnuniyetini nasıl yaşatıyorlar. Talimat tepeden bir kişinin emriyle verilince 50 bin KİT çalışanın da kadro meselesi ele alınıveriliyor. Peki 2020 yılına kadar siyasal kimlikleri yerleşmeyenler bu tarihte elenecekler mi?

Hele yarın bir gelsin de görelim mi diyorlar.

Yarın kim kala kim öle, o günü görenler düşünsün mü diyorlar?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT


YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA