DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
ALTIN 461,55
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 14°C
Parçalı Bulutlu
Konya
14°C
Parçalı Bulutlu
Paz 14°C
Pts 16°C
Sal 12°C
Çar 13°C

Ecinni

11.02.2020
745
A+
A-

Hayatı ciddiye almıyorum, hayatında beni ciddiye almadığından belki. Etki tepki meselesi bizdeki. Söylenen sözlere itibar etmiyor, söylenmedik sözleri duyuyorum.

Uyku kaçıran saatin tik tak, tik taklarına benzer sesler beynimi tırmalamakta.

Uykuya teslim olurken kafamın içinde ayaklanma ve isyan.

Aklım pazarcı tezgahından daha karışık, bu kaç para, bu ne kadar diye soran yabancı seslere yetişmeye çalışan pazarcının telaşı misali beynimde susturamadığım sesler.

Gülüyor, hüzünleniyorum, ara ara gelen ağlama nöbetlerim. Anneme; “çocuğa üç harfliler musallat olmuş bir hocaya götürmeli” telkinleri…

Üfürükçü hoca seanslarım, tü-tü-tü diye üfürülüşlerim, okunmuş sularım, boynumda asılı muskam engel olamıyor aklımdan geçenleri dillendirmeme. Hocam üç harfli dediğin Cin’dir. Niye adını söylemeye korkuyorsun, Felak, Nas okursan şifa olur diyemiyorsun? “Cinleri bilmem ama sen sanki bizimkileri çarpıyorsun” dedim.

İflah olmaz bu çocuk dedi. O günden sonra mahallede adım “ecinniye” çıktı.

Suçluyum, sizin baktığınız çerçeveden bakmıyorum hayata. Düğünlerde hüzünlenir, cenazelerde gülerim, kendi kendime konuşur, beynimdeki seslerle kavga ederim. Uzun süren suskunluklar… Son zamanlar da arkadaşım karakedi ile sohbetlerime çevredekilerin korku dolu gözlerle bakıp fısıldaşmalarına dayanamayan annemin deva arayışı ile bir kafa doktorunun kapısındayım.

Doktor seanslarım; aynı düşünce yapısına sahip kalabalık güruhun kendi düşüncelerini egemen kılarak onaylatma çabasına karşıyım.

“Ver ilaçları, vur deli damgasını rahat etsin insanlar”..!!!

Düğünlerde gelin damat birbirini sevmiş mi? Evlenmiş olmak adına yapılan evlilikler kimin umurunda. Gösteriş budalalığı, şaşaalar, şıklık yarışında birbirini gölgelemeye çalışanlar, takılarda ne götürdüm ne getirdi ticari yaklaşımlar, yemeklerden, ikramlardan memnun edilemeyen eksik arayıcı, kulp takıcılar, maskeli gülümsemeler, üç ev ötede; sofrasın da bu yemekleri göremeyen, davet edilmediği için kapı aralığından düğünü izleyen çocuğun bakışı. “Bir kişilik oruç tutup üç kişilik iftar açan”, iftar sofraların da tokların ağırlandığı samimiyetsizliklere benzeyen düğünler hüzünlenme sebebim.

Sen öl yeter ki! Kutsalın hem de kutsayanın çok olur. Kaderine terk edilmiş kimsesizlikler, yalnızlaştırılmış yoksunluklar yaşarken halin ahvalin nedir diye sormayanlar gelmiş ağıt dizer olmuşlar. Yaşayanlara sevgi de cimrilik edip, cenazelerde gözyaşı cömertliği, ölü seviciliği. Ölenin hataları da toprakla örtülmüş; “kör ölür badem gözlü, kel ölür sırma saçlı” olur misali oluk oluk vefasızlık, gözlerden riya akıyor… Bir gülme tutuyor, ecinniler gıdıklıyor sanki.

Kara kedi meselesi var bir de; insanların dilleri renkleri gibi kedilerin renklerinin de bir önemi yok. Yolda peşime takıldı, o günden beri arkadaşlık ediyoruz birbirimize “yaratılanı severiz yaratandan ötürü” diyenler, uğursuz saymakta kediciği renginden ötürü.

“Doktor; beynimin içinde ki sesler olmadık hayaller kurduruyor.

Örgüt kurdum illegalinden

Düşünen, sorgulayan insanlardan ordular kurmak niyetim.

Mükemmeliyetçi,

Tanrı rolüne soyunmuş,

Kibri Kaf Dağına ulaşmış,

Mütevazı, riyakarlıklardan uzakta.

Akıl imbiğinde damıtılmış, vicdan süzgecinden geçirilmiş düşüncelerden,

Sorgulamanın günahından korkmayan,

Çare diye münzevi yaşama sığınanlardan,

Önyargılarını gül dalına asmayı başaranlardan,

“İllegal Düşler Ülkesi” kurma hevesim.

İyi niyetlerinizi, bir tutam sevginizi, bolca saygınızı,

Çocukluktan kalma vicdanınızı,

Yargılamadan sorgulayan aklınızı,

İnsanlık adına ne varsa kuşanın silahlarınızı

İllegal Örgüt”ün neferi olmaya davet ediyorum sizi.”

İşte böyle, suça eğilimli terörist düşünceler, ecinni ya da deli yaftası susturamayacak beynimdeki isyanı. Yaz raporu doktor, deliliğim tescillensin…

Tanı; nadir görülen farkındalık lanetine tutulmuş huzursuz ruh sendromu bulaşıcı değil maalesef, korkmayınız.




YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
12 Mayıs 2020
4 Mart 2020
26 Şubat 2020
24 Haziran 2020
14 Nisan 2020
21 Nisan 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.