28 yıllık sanat yolculuğu: Mürekkep yalayan hattatın sırları

YAŞAM Yayınlanma : 02 Mayıs 2026 23:24 Düzenleme : 02 Mayıs 2026 23:24
28 yıllık sanat yolculuğu: Mürekkep yalayan hattatın sırları
Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatında kağıdın bir yıllık hazırlık sürecinden zemzemle dövülen mürekkebe ve ölüme hazırlık niteliğindeki kalem yongalarının hikayesine kadar hat sanatının bilinmeyenlerini anlattı.
28 yıllık sanat yolculuğu: Mürekkep yalayan hattatın sırları

Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını aralayarak, adeta bir sabır ve edep yolculuğunun bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkardı. Kağıdın bir yıl süren hazırlık evresinden, zemzemle dövülen mürekkebe ve kalem yongalarının hazin vasiyetine kadar hat sanatının derinliklerine ışık tutan Kanar, bu kadim sanatın sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda manevi bir terbiyeyi de içerdiğini vurguladı.

28 yıllık sanat yolculuğu: Mürekkep yalayan hattatın sırları 1

KAĞIDIN BİR YILLIK HAZIRLIK SÜRECİ

Hattat İlkay Kanar, hat sanatında kullanılan malzemelerin tamamen doğal ve el işçiliğiyle hazırlandığını belirtti. Sıradan bir kağıdın, yazılabilecek bir eser yüzeyine dönüşme sürecinin ise oldukça meşakkatli olduğunu anlattı. Asitsiz kağıtların öncelikle çay, kahve ve bitki özleriyle eskitildiğini, ardından nişastanın pişirilip bir gün bekletildiğini kaydetti. Yüzeye yumurta akı ve şap ile hazırlanan özel bir karışım sürülerek 'aharlama' işlemi yapıldıktan sonra, kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, tercihen bir buçuk yıl dinlenmesi gerektiğini ifade etti.

28 yıllık sanat yolculuğu: Mürekkep yalayan hattatın sırları 2

MÜREKKEBİN SIRRI VE KALEM YONGALARININ DRAMI

Halk arasında 'çok mürekkep yaladım' deyiminin aslında bir özeleştiri olduğunu ve yapılan hataları temizlemek için dilin kullanılması gerçeğini ortaya koyan Kanar, eski hattatların mürekkeplerini de bizzat kendilerinin hazırladığını anlattı. Duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü ve bu süreçte her tokmak darbesinde bir zikir çekildiğini belirtti. Yaklaşık 20 bin darbe sonrası mürekkebin yüzyıllarca dayanacak kıvama ulaştığını söyledi. Hattatlığın en dramatik geleneklerinden birinin ise kalem yongalarında saklı olduğunu vurgulayan Kanar, 28 yıldır biriktirdiği ahşap parçalarının, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyu ısıtmak için yakıldığını, bu geleneğin ise ölümü, dürüstlüğü ve insanca yaşamayı hatırlattığını sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.