Zonguldak'ta, rampada park halindeki bir su dağıtım kamyonetinin kayarak 4 yaşındaki Sarp Eymen Darıcı'nın hayatını kaybetmesine ve annesinin yaralanmasına yol açan trajik kazanın ardından, üst mahkemeden gelen bozma kararıyla dava yeniden alevlendi. Sanık sürücü ve firma sahibi, yerel mahkemenin kararlarının bozulmasıyla birlikte tekrar hakim karşısına çıkarak yargılanmaya başlandı.

TRAJEDİ VE HUKUKİ SÜREÇ
Geçtiğimiz yıl 2 Aralık'ta Ahmet Erdoğan Anaokulu önünde meydana gelen olayda, Ömer S. (21) tarafından park edilen 67 DD 908 plakalı kamyonet, eğimli yolda kontrolden çıkarak okul çıkışı bekleyen minik Sarp Eymen ve annesi Ömürcan Darıcı'ya çarptı. Hastaneye kaldırılan Sarp Eymen, ne yazık ki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından, tutuklu yargılanan sürücü Ömer S. hakkında 'bilinçli taksirle ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma' suçundan 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verilirken, su dağıtım şirketinin yetkilisi İsmail K. ise 60 bin 500 lira adli para cezası almıştı. Ancak dosyanın incelendiği istinaf mahkemesi, sürücüye verilen cezayı ağır, firma sahibine verilen cezayı ise hafif bularak yerel mahkemenin kararını bozdu.

SANIKLAR YENİDEN YARGILANIYOR, BABANIN FERYADI YÜREK DAĞLADI
Bozma kararının ardından Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen yeni duruşmaya, tutuklu sanık Ömer S., tutuksuz yargılanan İsmail K., hayatını kaybeden Sarp Eymen'in acılı anne-babası ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunmasını yapan sanık Ömer S., olay günü gerekli tüm önlemleri aldığını ve aracın kaymasının mekanik bir sorundan kaynaklanmış olabileceğini iddia ederek, bilinçli taksir suçlamasını reddetti ve tahliyesini talep etti. Tutuksuz sanık İsmail K. ise yaşananların bir kaza olduğunu ve herhangi bir suçlarının bulunmadığını belirterek beraatını istedi. Ancak en çarpıcı anlar, elinde oğlu Sarp Eymen'in fotoğrafıyla duruşmaya katılan baba İlker Darıcı'nın feryadıyla yaşandı. Sanıkların cezalarını en aza indirme çabalarına tepki gösteren baba Darıcı, "Oğlumu düşünen yok. Ben evladımı toprağa kendi ellerimle bıraktım. Evladımı geriye getirebilecek hiçbir karar yok. Ancak çocuklarımızın hayatının bu kadar değersiz olmadığını gösterecek adaletli karar verilmeli" diyerek yürek dağladı. Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının güvenlik kamerası görüntülerini tekrar izleme ve bilirkişi raporlarının eksik olduğu yönündeki taleplerini reddetti. Savcılık makamı, Ömer S.'nin 'bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma', İsmail K.'nin ise 'taksirle ölüme ve yaralanmalara neden olmak' suçlarından cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme, Ömer S.'nin tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileriki bir tarihe erteledi.







