Kocaeli'de yaşayan 86 yaşındaki Servet Tuncay, 54 yıl süren evliliğini ve eşiyle birlikte geçirdiği hayatı anlatırken, Türkiye'nin birçok ilini ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerini birlikte gezdiklerini söyledi. Eşinin vefatının ardından büyük bir boşluk yaşadığını belirten Tuncay, "Geçen yaz eşimin yokluğuyla aklımı yitirdim, evden çıkıp Havran’a gitmişim" dedi.

Birlikte Görülen Diyarlar ve Hatıralar
Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde ikamet eden 86 yaşındaki Servet Tuncay, 54 yıllık evliliklerinin ve eşine duyduğu derin özlemin hikayesini, yıllara yayılan anılarıyla paylaştı. Seka'dan emekli bir kaptan olan Tuncay, emekliliğin ardından ticarete atılsa da, hayatının en belirgin ve değerli anılarının eşiyle birlikte çıktığı yolculuklar, deniz gezileri ve kurdukları ortak yaşam olduğunu ifade etti. Eşini kaybettikten sonra derin bir yalnızlık içine sürüklendiğini ve günlük hayatında büyük bir boşluk hissettiğini dile getirdi.

'Elimi Hiç Bırakmazdı' Anısı
Servet Tuncay, eşinin 75 yaşında hayatını kaybettiğini belirterek, tanışma anılarını ve evliliklerinin ilk yıllarını gözyaşları içinde anlattı. O dönemlerde telefonun yaygın olmadığını, el sallama ve işaretleşmelerle iletişim kurduklarını söyleyen Tuncay, evlendiklerinde eşinin 19, kendisinin ise 23 yaşında olduğunu aktardı. Fatma Hanım ile birlikte Fransa, Almanya, Hollanda ve Belçika gibi Avrupa ülkelerini gezdiklerini, Medine ve Mekke'ye giderek hac ve umre yaptıklarını belirten Tuncay, eşinin her zaman elini tutarak ona destek olduğunu, "Düşeceksin, bırakmam" dediğini söyledi.

Eşinin Yokluğuyla Sınanan Bir Ömür
Tuncay, eşiyle 54 yıl süren beraberliklerinin bir evin içinde hep yan yana geçirdiğini vurgulayarak, "Bir evin içinde, hep beraberdik. 6 çocuğum 19 torunum var. Fatma’m çok iyi insandı. Bana çok bağlıydı, ben de onu çok severdim. Saygılıydı, misafirperverdi. O öldü, kapımdan misafirlerim bitti. Gelen giden kalmadı. Tatlı dilli, güler yüzlü, sempatik, cesur, tuttuğunu koparan, annesinin tek çocuğuydu" şeklinde konuştu. Eşinin vefatından sonra büyük bir yalnızlık hissettiğini, çocuklarının desteğiyle ayakta durmaya çalıştığını, ancak eşinin hatıralarıyla yaşadığını ve geçen yaz eşinin yokluğuna dayanamayıp aklını yitirerek evden çıkıp Havran'a gittiğini anlattı. Eşinin kıymetinin bilinmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.







