Türkiye'nin önde gelen sanayi gruplarından Akkök Holding, 2025 yılında tamamladığı 481 milyon dolarlık stratejik 'yerlileşme' yatırımlarının ardından büyüme ivmesini sürdürüyor. Kimya, ileri malzemeler, enerji ve gayrimenkul gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren holding, bu yıl konsolide cirosunu 3,7 milyar dolara çıkarmayı ve ihracatta 760 milyon doları aşmayı hedefliyor.
STRATEJİK YATIRIMLARLA BÜYÜME YOL HARİTASI
Akkök Holding CEO'su İhsan Gökşin Durusoy, grubun bu yıl 324 milyon dolarlık ek yatırım yapmayı planladığını belirtti. Bu yatırımların, özellikle kritik malzeme üretimine yönelik kapasite artışlarını kapsayacağını ve holdingin 2026 yılından itibaren daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yapısına kavuşmasını sağlayacağını vurguladı. Durusoy, "Yatırımlarımızın devreye alınmasıyla 2026’da daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yapısına kavuşuyoruz" diyerek, kimya ve ileri malzemelerdeki kapasite kullanımının artırılması ve katma değerli ürünlerin payının yükseltilmesinin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.
JEOPOLİTİK RİSKLERE RAĞMEN SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME
Küresel ölçekte jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve finansmana erişimdeki sınırlılıkların yaşandığı 2025 yılında, Türkiye'nin sıkı para politikası ve dezenflasyon süreci öne çıktı. Bu zorlu ortamda Akkök Holding, çok sektörlü ve dengeli portföy yaklaşımı sayesinde riskleri dağıtarak operasyonel sürekliliğini korumayı başardı. Holding, hacim bazlı büyümeden ziyade ürün gamını katma değerli ürünlere dönüştürerek dengelendi. Teknik elyafın toplam içindeki payının artması ve karbon elyaf ile kompozit yatırımlarıyla ileri malzemelerde yüksek marjlı segmentlere geçiş hız kazandı. Bu stratejik dönüşüm, kârlılığa odaklı büyüme yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Holding, 24 operasyonel şirketi, 22 üretim tesisi ve 6.500'ü aşan istihdamıyla ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam ederken, bu yıl dolar bazında yüzde 9'luk bir büyümeyle 3,7 milyar dolarlık ciroya ulaşmayı hedefliyor. İhracatta ise Avrupa'daki talep zayıflığına rağmen pazar çeşitlendirmesi ve katma değerli ürünlere yöneliş sayesinde 763 milyon dolarlık bir hedef belirlendi. Bu hedefe ulaşmak için yeni coğrafyalar, alternatif müşteri kanalları ve katma değerli ürünlere odaklanılacak.







