Akrebe soyadını vererek literatüre katkı sağlayan akademisyen

YEREL Yayınlanma : 03 Mart 2025 12:22
Akrebe soyadını vererek literatüre katkı sağlayan akademisyen
Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Karakurt, arazi çalışmaları sırasında keşfettiği zehirli akrebi, soyadıyla bilim dünyasına kazandırdı.

Prof. Dr. Karakurt, Şırnak'ta gerçekleştirdiği arazi taramaları sırasında, daha önce literatürde yer almayan küçük ve zehirli bir akrep türü keşfederek, Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur ile akademik bir çalışma başlattı.

"Scorpio" türü içerisinde yer alan bu nadir akrebi "Scorpio Karakurdi" adıyla bilim dünyasına kazandıran Karakurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akrebin sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne özgü bir tür olduğunu belirtti.

Karakurt, akrebi literatüre kazandırmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, "Yeni tür morfoloji olarak bakıldığında, diğer türlerden daha küçük. Akreplerde morfoloji küçüldükçe zehrin içeriği de artmaktadır. Laboratuvarımızda yaptığımız analitik çalışmalarımızla üretilen zehirde birçok farklı bileşiğin olduğunu ortaya koyduk." şeklinde konuştu.

"Kanser çalışmalarının tedavisinde kullanılması amaçlanıyor"

Akrepten elde edilen zehrin tıpta kullanılmasının mümkün olduğunu vurgulayan Karakurt, "Zehir kendi içerisinde insan hücresine girebilecek özel proteinlere sahiptir. Aktif olarak hücreleri etkilemektedir. Akrep zehirleri, hücre içindeki potasyum kanalları gibi protein kanallarında hastalığın yayılmasını önleyerek hücrelerin kontrollü şekilde ölmesini sağlamaktadır. Ancak burada asıl etkiyi gösteren, akrep zehrinin kendisi değil, içinde bulunan aktif proteinlerdir." ifadelerini kullandı.

Karakurt, TÜBİTAK destekli bir proje yürüttüklerine değinerek, şunları kaydetti:

"Bu projemizde akrep türlerinin yapılarında bulunan proteinlerin, insan kolon kanseri, akciğer kanseri ve karaciğer kanserindeki etkilerini ortaya koymaya çalıştık. Bu türün yapılarında bulunan proteinlerin insan kolon kanseri tedavisinde etkin şekilde görev gördüklerini ortaya koyduk. Metastatik yapıdaki kolon kanseri hücrelerini ciddi şekilde inhibe (hastalığın yayılmasını önlemek) ederek kolon kanserinin dokuda yayılmasını engellediğini gösterdik. Aynı zamanda kolon kanserinin canlılığını da yüzde 95 oranında inhibe ettiğini ortaya koyduk."

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.