Ankara'da yaklaşık 20 yıldır plak ve kaset dükkanı işleten Harun Han, dijitalleşen dünyaya inatla eski sesleri yaşatmaya devam ediyor. Bir Neşet Ertaş plağını ararken başladığı bu yolculukta, Han bir dükkan dolusu anı biriktirmiş ve kaset ile plak kültürünün insan var olduğu sürece yaşamaya devam edeceğine inanıyor.

Eski Seslerin Peşinde Bir Yolculuk
Han, dijital platformların müziği hızlı tüketilen bir ürüne dönüştürdüğünü belirterek, her plağın ve kasetin içinde ayrı bir hikaye barındırdığını vurguluyor. Plakçılığa başlama hikayesi bir ihtiyaçtan doğmuş ve zamanla kendisini bu sektörün içinde bulmuş. Son yıllarda özellikle gençlerin nostaljiye olan ilgisinin arttığına dikkat çeken Han, plakların ve makara kayıtların ses kalitesinin yüksekliğine değiniyor. Ona göre, insanlık var olduğu sürece bu kültürün ilgisi artarak devam edecek.

Unutulmaz Anılar ve Mesleğin Zorlukları
Dükkanına her kesimden insanın geldiğini belirten Han, Cem Karaca ile yaşadığı unutulmaz bir anıyı paylaşıyor. 90'lı yıllarda Kızılay'da karşılaştığı sanatçıyla yaşadığı diyalog ve aldığı imzalı fotoğraf, onun için büyük değer taşıyor. Mesleğin zor ve yıpratıcı olduğunu da ekleyen Han, piyasadaki sahte ürünlerin orijinallerini anlatma çabasının yorucu olduğunu söylüyor. En büyük isteği ise Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif ve Selda Bağcan gibi sanatçıların unutulmaması. Han, herkese sağlıklı, mutlu ve müzikli bir dünya dilerken, bu büyük değerlerin unutulmamasını özellikle vurguluyor.







