Anneler Günü yaklaşırken, kutlamaların sadece maddi hediyelerle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, annelerin günlük yaşamda üstlendiği sorumlulukların fiziksel görünümünün ardında yatan zihinsel yükün, aslında en büyük ağırlığı oluşturduğunu belirtiyor.
ZİHİNSEL YÜKÜN FARKINDALIĞI
Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, anneliğin sadece yapılan eylemlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda planlama, hatırlama ve sürekli bir düşünme hali gerektirdiğini ifade ediyor. Özcan'a göre anneler, evin ve çocukların ihtiyaçlarını sürekli gözeten, organize eden ve bu 'görünmez sistemi' yöneten kişilerdir. Bu zihinsel yükün çoğu zaman göz ardı edildiğini ve fark edilmediğini ekliyor.
GERÇEK HEDİYE ANLAŞILMAK VE DESTEK GÖRMEKTİR
Özcan, annelere verilebilecek en değerli hediyenin, bu görünmez yükü hafifletmek olduğunu vurguluyor. Bunun, günlük planlamayı üstlenmek, annenin gerçekten dinlenebileceği ve zihinsel olarak boşluk yaşayabileceği zamanlar yaratmakla mümkün olabileceğini belirtiyor. Maddi hediyelerden ziyade, yapılan işin sürekli akılda tutulma zorunluluğunun yarattığı yorgunluğun altını çizen Özcan, bir çocuğun yaptığı resim veya yazdığı bir not gibi emek verilmiş sürprizlerin, annenin görülme ve değerli hissetme duygusunu güçlendirdiğini vurguluyor. Anneler Günü'nün anlamını, sadece bir kutlama olmanın ötesine taşıyarak, annelerin emeğini ve görünmeyen yükünü fark etmekle kazanılabileceğini sözlerine ekliyor. En değerli hediyenin, anlaşılmak, görülmek ve bu yükü tek başına taşımadığını hissettirmek olduğunu ifade ediyor.








