Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerindeki baskılarına dikkat çekerek, hızla artan nüfus ve turist sayısıyla birlikte kentte yaşanan trafik yoğunluğuna dikkat çekti. Hacısüleyman, Antalya'nın denizini sadece yüzmek ve serinlemek için değil, aynı zamanda deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltmak için kullanma çağrısında bulundu.

Küresel Gerilimler Ekonomiyi Vuruyor
ATSO'nun 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni'nde konuşan Hacısüleyman, bölgedeki savaş ve huzursuzlukların Türkiye ekonomisini doğrudan etkilediğini vurguladı. Petrol fiyatlarındaki artışın üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini belirten Hacısüleyman, bu durumun Antalya'nın ana lokomotif sektörleri olan tarım, turizm ve sanayiyi olumsuz etkilediğini dile getirdi. Gübreye erişimdeki kısıtlamaların da tarımsal ürünlerde pahalılığa yol açtığını ekledi.

Turizmde Riskler ve Çözüm Önerileri
Hacısüleyman, turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini, lojistik giderleri ve sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına yansıdığını belirtti. Türkiye'nin turizm kapasitesinin büyük bir kısmını oluşturan Antalya'nın bu tür olumsuzluklardan daha fazla etkilenebileceği uyarısında bulunan Hacısüleyman, Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarını yavaşlattığını ve sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların yaşanabileceğini ifade etti. Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörel desteklerinin önemine vurgu yapan Hacısüleyman, desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi.

Antalya'nın Geleceği ve Deniz Ulaşımı
Antalya'nın artan nüfus ve turist sayısıyla birlikte altyapı sorunlarının da büyüdüğüne dikkat çeken Hacısüleyman, özellikle trafik yoğunluğuna çözüm bulunması gerektiğini söyledi. 25 yıl önce 1.7 milyon olan nüfusun bugün 2.7 milyona, 3.4 milyon olan turist sayısının ise 17 milyona ulaştığını belirterek, kentte deniz ulaşımının daha etkin kullanılması gerektiğini savundu. İlçe ve şehir merkezi arasındaki deniz trafiğinin artırılmasıyla karayolu sıkışıklığının azaltılabileceğini, bu projenin yerel yönetimlerin imkanlarını aşan bir nitelikte olduğunu ve devletin desteğiyle hayata geçirilebileceğini dile getirdi.







