Yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte sıcaklıklar rekor seviyelere ulaşıyor. Artan sıcak ve nem oranı, özellikle yaşlı bireyler ve kronik hastalıkları bulunanlar için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sıcak çarpmasına karşı toplumun dikkatli olması gerektiğini vurgularken, alınacak basit önlemlerle hayati risklerin önlenebileceğini belirtiyor.
Sıcak çarpmasının, güneş çarpması ya da hipertermi gibi acil durumlara yol açabileceğini ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Devrim Deniz, şu açıklamalarda bulundu:
"Acil bir durum, çünkü müdahale edilmediğinde hayati tehlike arz eden bir durum. Mevsim yaz artık ve yaz geldiğinde sıcak ve nem artmasına bağlı olarak bu tür vakalar acillerimizi doldurmaya başlayacaktır. Normalde insan fizyolojisi ısıyı kendisi ayarlar.
Termal regülasyon diyoruz biz buna. Bu ayarlama özellikle beynin hipotalamus bölgesinde bir merkez aracılığıyla olur. Cildimiz, damarlarımız ve ter bezlerimiz buna katkıda bulunarak bu ayarlamayı sağlar. Ama artan sıcaklık ve nem nedeniyle bu ayarlama mekanizması bozulur ve vücudumuzdaki sistemlerimizde de bozukluklar başlar. Ateşimiz yükselmeye başlar, şuurumuzla ilgili dalgalanma, sersemlik, baş dönmesi gibi şikayetler oluşmaya başlar.
Nabzımız hızlanır, solunum yüzeysel ve kesik kesik bir hal alabilir. Hızlı hızlı solunuma başlayabilir. Yine midemizle ilgili bulantı, kramplar gelişebilir, kusmalar oluşabilir. Kaslarda seğirme ve kas krampları gelişebilir. Bunlar sıcak çarpmasına maruz kalan bir hastamızın karşılaşacağı sorunlardır."
Sıcak çarpmasının bazı gruplarda daha kolay geliştiğini hatırlatan Dr. Deniz, şu ifadelere yer verdi:
"Bazı yatkın durumlar var. Özellikle yaşlı nüfusumuz artmaya başladı. Yaşla beraber bu termoregülasyon merkezinin düzenli çalışması bozulmaya başlıyor. Yine yaşla ilgili olarak çocuklarda ve bebeklerde bu mekanizma tam düzgün çalışmadığı için kolayca sıcak çarpması gelişebiliyor.
Kronik hastalıkları olan; işte böbrek hastalığı, kalp hastalığı gibi bazı antidepresan ya da psikiyatri ilaçları kullanılan hastalıklar gibi durumlarda yine bu regulasyon merkezinin çalışması bozuluyor ve kolay sıcak çarpması oluyor. Hastalarımızın da özellikle sıcak çarpması anında dikkat etmesi gereken bazı tedbirler var. Öncelikle hava durumunu takip etmeli ve buna göre planlamalarını yapmalı.
Faaliyetlerini, işlerini, güçlerini buna göre planlamalı. Sıcak havalarda mümkün olduğunca sıcak ve nemli ortamlara çıkılmamaya çalışılmalı. Daha ılık ya da serin bölgeler tercih edilmeli. Bol sıvı tüketilmeli. Sıvı tüketimi azalırsa yine regülasyon merkezi kolay etkileniyor. Bu şekilde tedbir alınarak ilk etapta bu tür vakalardan kaçınılabilir."
Sıcak çarpmasına maruz kalınması halinde ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Devrim Deniz, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
"Öncelikle bireyi o sıcak ve nemli ortamdan uzaklaştırmaya çalışmalı. Serin bir ortama almalı. Gerekirse buz uygulamaları, soğuk uygulamaları yapabilir. Duş aldırabilir vatandaşımıza. Vatandaşımızın sıvı kaybı olacaktır, elektrolit kaybı olacaktır. Şuuru yerinde ise bunları takviye edecek, soda gibi ya da kendi hazırlayacağı dengeli elektrolit kullanarak hastayı destekleyebilir.
Yine hastanın klinik durumuna göre baktık ki şikayetler artmış, şuuru ile ilgili dalgalanma var, en kısa zamanda acil kurumuna başvurmalı, iş profesyonellere bırakılmalı. Peki biz burada ne yapıyoruz, hastanın genel durumunu değerlendirdikten sonra iyi bir öyküsünü aldıktan sonra hastalıklarını değerlendirdikten sonra gerekli kan tetkiklerini inceledikten sonra şikayetlerine yönelik hastamıza yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Özellikle diyabet hastalarında sıcak havalarda çıkmamaları, yeteri kadar sıvı almalarına dikkat etmeleri ve beslenmelerini sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini öneriyoruz."
Yetkililer, yaz boyunca risk grubundaki bireylerin dış ortamda uzun süre kalmaması, güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması ve mutlaka düzenli sıvı alımının sağlanması gerektiğini vurguluyor.








