Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Heyet-i Temsiliye üyeleriyle birlikte 27 Aralık 1919'da Ankara'ya ayak bastı. Bu tarihi geliş, Milli Mücadele'nin seyrinde yeni ve kararlı bir dönemin başlangıcı oldu. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, bu adımın karar alma sürecinin ve yeni merkezin inşasının başlangıcı olduğunu vurguluyor.
MİLLİ İRADENİN MERKEZİ OLARAK ANKARA
Prof. Dr. Kılınç, Heyet-i Temsiliye'nin merkezinin bu gelişle Ankara'ya taşındığını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulması kararının da burada alındığını belirtiyor. Bu süreç, sıradan bir ziyaret değil, yeni devletin temellerinin atıldığı kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor. Ankara'da alınan kararlar uluslararası kamuoyunda da yankı buldu ve lokal mücadelelerin merkezileşmesi, düzenli ordunun kurulmasına zemin hazırladı.
AMASYA'DAN ANKARA'YA UZANAN YOL
Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hatice Güzel Mumyakmaz, süreci detaylandırıyor. Mustafa Kemal Paşa'nın, 'Milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır' düsturuyla Amasya'da temeli atılan yola, Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra devam ettiğini anlatıyor. İstanbul'un işgal altında olması, milli mukavemet merkezinin güvenli bir yere taşınmasını zorunlu kılmıştı. Şubat 1919'dan itibaren Paşa, bu merkezin Ankara olması gerektiği kanaatine varmıştı.
BAĞRINA BASAN BİR KARŞILAMA
Doç. Dr. Mumyakmaz, Atatürk'ün 27 Aralık'ta Ankara'ya varışını canlı bir şekilde aktarıyor. Hacı Bayram Veli Türbesi ziyaretinin ardından, Seymen alayları, mektepli gençler, köylerden gelenler ve şehrin ileri gelenlerinden oluşan büyük bir kalabalık, Paşa'yı 'Hoş geldiniz' ve 'Yaşa varol' nidalarıyla, ezanlar ve salalar eşliğinde karşıladı. Mumyakmaz'ın ifadesiyle, 'Ankaralılar Mustafa Kemal Paşa'yı bağrına basmıştır.' Bu dayanışma, yokluk içindeki şehri Milli Mücadele'nin güvenli kalesi haline getirdi. Atatürk'ün 'Bu gücü Ankaralılardan aldım' sözü, mücadelenin dayanağının millet iradesi olduğunu gösteriyor. Bu süreçte Anadolu Ajansı'nın kurulması ve Hakimiyet-i Milliye gazetesinin yayına başlaması gibi kurumsal adımlar da Ankara'da atıldı. Böylece, 106 yıl önce atılan bu adım, sadece bir şehre geliş değil, milletin egemenliğine dayanan yeni bir devletin doğuşunun habercisi oldu.








