Her yıl milyonlarca akıllı telefon, bilgisayar ve ev aleti kullanım ömrünü tamamlayarak devasa bir 'elektronik atık' yığınına dönüşüyor. Modern dünyanın en hızlı büyüyen sorunlarından biri olan bu durum karşısında, Circularity projesi teknolojiyi çöpe atmak yerine döngüye dahil etmek için bilimsel bir yol haritası sunuyor.

TÜBİTAK DESTEKLİ ULUSLARARASI PROJE
TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Belmont Forum kapsamında fonlanan Circularity projesinin kapanış etkinliği Yaşar Üniversitesi'nde düzenlendi. Bu proje, Türkiye'den Yaşar Üniversitesi'nin yanı sıra Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan'dan beş üniversitenin ortaklığıyla yürütüldü. Temel hedefi ise telefon ve elektrikli araba bataryaları gibi atıkları birer yük olmaktan çıkarıp değerli hammaddelere dönüştürmek.

TÜRKİYE E-ATIK KONUSUNDA ZİRVEDE
Proje kapsamında elde edilen veriler, 80 milyonu aşan nüfusuyla Türkiye'nin Batı Asya'nın en fazla elektronik atık üreten ülkelerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye'de kişi başına düşen elektronik atık miktarı 18,3 kilograma ulaşırken, yıllık toplam atık miktarı ise 1 milyon tonu geride bırakmış durumda. Geleneksel 'al-kullan-at' modelinin sürdürülemezliği ve geri dönüşüm tesislerinin yetersiz kapasitesi de bu araştırmalarla bir kez daha gözler önüne serildi.

GELECEĞİN TEHDİDİ: ELEKTRİKLİ ARAÇ BATARYALARI
Circularit projesi sadece bugünün cihazlarıyla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda geleceğin teknolojisi olan elektrikli araçları da mercek altına alıyor. Almanya Bayreuth Üniversitesi'nden alınan verilere göre, 2024 itibarıyla Almanya'daki bataryalı elektrikli araç sayısı 1 milyon 651 bini aştı. Bu araçların bataryalarının gelecekte devasa bir atık sorunu yaratmaması için döngüsel ekonomi modellerinin şimdiden oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.







