Aydınlar Ocağı’nda tarihe ışık tutan konferans

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 20 Mayıs 2026 16:19 Düzenleme : 20 Mayıs 2026 16:58
Aydınlar Ocağı’nda tarihe ışık tutan konferans
Konya Aydınlar Ocağı’nda konuşan eğitimci Mustafa Dündar, dünya merkezinin kadim kavimleri üzerinden Yahudi, Arap, Acem ve Türk ilişkilerini değerlendirdi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın mutat Selçuklu Salı Sohbetleri’nde eğitimci Mustafa Dündar, “Dünya Merkezinin Kadim Kavimleri” konulu sunumuyla dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, haftalık program akışına ilişkin bilgiler vererek, “Batılıların Ortadoğu adını verdikleri ve bizim de içinde bulunduğumuz coğrafya insanlık tarihi için olduğu kadar geleceği için de çok önemlidir” dedi.

TÜRKLERİN BOZKIR HAYATI VE GÖÇ SERÜVENİ

Ardından kürsüye gelen eğitimci Mustafa Dündar, batılıların Ortadoğu olarak tanımladığı ve dünyanın merkezi kabul edilen bölgenin kadim kavimleri ile bu kavimlerin birbirleriyle olan münasebetlerini anlattı.

Türklerin ana yurdu olan Orta Asya’nın coğrafi yapısı ve iklim şartlarına değinen Dündar, “Asya bozkırları toprak yapısı itibariyle düzensiz yağışları olan, geçirimli bir toprak yapısına sahiptir, bu nedenle bölgede otlaklar geniş yer kaplar.

Ziraat yapma ihtimali genellikle zayıftır. O topraklarda yaşayan Türkler, Moğollar ve diğer kavimler hayvancılık yapma ihtiyacını duyarlar, dolayısıyla hayatları ota bağlıdır. Otun tükendiği yeri terk edip yeni yerler arama ihtiyacı duyarlar” ifadelerini kullandı.

TALAS SAVAŞI TÜRK-ARAP İLİŞKİLERİNDE DÖNÜM NOKTASI OLDU

Türk obalarından bazı grupların kervanlara güvenlik hizmeti vererek ikinci bir gelir elde ettiğini belirten Dündar, Türklerin Müslüman olma sürecine de değindi.

Dündar, “Belki de kurumsal olarak Türk (Karluk)-Arap münasebetleri 751 Talas Savaşı’nda gerçekleşti. Çin’e karşı birlikte kazandıkları zaferler önemli bir dönüm noktası oldu” dedi.

Hazar Hakanlığı döneminde Museviliğe intisap eden Nogaylardan da söz eden Dündar, “Bunlara günümüzde Karaimler diyoruz. İstanbul’da Karaköy’e adını vermişlerdir” diye konuştu.

SELÇUKLULARIN YÜKSELİŞİ VE TAHT KAVGALARI

Dukak Bey’in oğlu Selçuk Bey ile birlikte Horasan bölgesine yönelmesiyle yeni bir dönemin başladığını kaydeden Dündar, Selçuklu Devleti’nin kuruluş sürecini detaylı şekilde anlattı.

Gazneli Mahmut’un Hindistan seferlerine dikkat çeken Dündar, Selçuklu Devleti’ni zayıflatan en önemli etkenlerden birinin taht mücadeleleri olduğunu söyledi.

Dündar, “Gerek Alparslan ve gerekse Melikşah döneminde amcaoğulları arasında olan taht kavgaları Selçuklu devletini yıprattı. Haşhaşilerle İsfahan’a yerleşmiş olan Yahudilerin yanı sıra bu kardeş kavgalarının Selçukluların sonunu hazırladığı düşünülebilir” ifadelerini kullandı.

MALAZGİRT VE DANDANAKAN VURGUSU

Dündar, Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluş sürecinde Dandanakan Savaşı’nın, Anadolu’nun kapılarının açıldığı Malazgirt Zaferi kadar önemli olduğunu söyledi.

Bilge Kağan ile Kültigin arasında geçen yerleşik hayat tartışmasını da örnek gösteren Dündar, Türklerin göçebe savaş stratejilerinin devletlerin ayakta kalmasında kritik rol oynadığını belirtti.

TUĞRUL BEY DÜNYANIN SULTANI İLAN EDİLDİ

Türklerin Anadolu’dan önce İran, Irak ve Suriye coğrafyasına yerleştiğini ifade eden Dündar, Abbasi Halifesi Kaim bi Emrillah’ın Tuğrul Bey’i Bağdat’a davet ettiğini anlattı.

Dündar, “Halife, Abbasi halifeliği üzerinde baskı kurmuş olan Şii Büveyhoğulları’ndan kurtulmak için Tuğrul Bey’i Bağdat’a davet edip dünyanın sultanı ilan etti” dedi.

YAHUDİLERİN TARİHSEL STRATEJİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasının dikkat çeken bölümünde Yahudi, Arap ve Acem ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulunan Dündar, Yahudilerin tarih boyunca güçlü devletleri kendi hedefleri doğrultusunda yönlendirdiğini savundu.

Dündar, “Yahudiler’in kendilerini üstün ırk saymalarına rağmen, nüfusları dünya hâkimiyetine yetmeyeceği için farklı ve güçlü milletleri, iştah kabartacak gerekçeler öne sürerek kullandığına” işaret ederek, İngiltere’nin Birinci Dünya Savaşı öncesinde bölgeye çekildiğini söyledi.

“Mesela İngiltere’yi birinci dünya savaşı öncesi, bölgemizi karıştırmak üzere ‘Sanayi devrimi neticesi size enerji lazım. Bu da malum bölgededir’ diyerek ikna ettiler ve Balfour Deklarasyonu vasıtasıyla İngilizleri bölgeye getirdiler” diyen Dündar, günümüzde ABD’nin de benzer şekilde bölgeye müdahil edildiğini ileri sürdü.

PROGRAM TEŞEKKÜR VE KİTAP TAKDİMİYLE SONA ERDİ

Program sonunda Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, anlatımlarından dolayı eğitimci Mustafa Dündar’a teşekkür ederek kitap takdim etti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.