Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Zirvesi öncesinde ittifaka yönelik kritik açıklamalarda bulundu. Güler, "Ankara’dan verilecek mesaj açık olmalıdır. 5’inci maddeye bağlılığımız sarsılmazdır ve siyasi taahhütler güvenilir askerî güçle desteklenecektir" diyerek, NATO'nun temel ilkelerine olan sarsılmaz bağlılığı ve bu bağlılığın somut askeri kapasiteyle desteklenmesi gerekliliğini vurguladı.

NATO'NUN EVRİMİ VE YENİ DÖNEM
'Müttefikler Ankara’da' programında konuşan Bakan Güler, NATO'nun tarihsel gelişimini üç aşamada ele aldı. İttifakın ilk aşaması olan NATO 1.0'ın Soğuk Savaş dönemindeki kolektif savunma odaklı yapısını, NATO 2.0'ın ise kriz yönetimi ve alan dışı operasyonlara yoğunlaştığını belirtti. Günümüzde ise NATO 3.0 dönemine girildiğini ve bu dönemin temel sınavının, karmaşık güvenlik ortamında krizleri yönetme ve tehditlere karşılık verme kabiliyetini koruyarak güvenilir kolektif savunmayı yeniden tesis etmek olduğunu ifade etti. Ukrayna'daki savaşın Avro-Atlantik güvenliğini şekillendirmeye devam ettiğini ve bölgesel krizlerin küresel sonuçlar doğurabildiğini örneklerle açıkladı. Bu yeni dönemde, Avrupa'nın konvansiyonel savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi, ancak transatlantik bağın ve ABD'nin genişletilmiş caydırıcılığının önemini koruduğunu ekledi.
TÜRKİYE'NİN ASKERİ GÜCÜ VE SAVUNMA SANAYİSİ
Bakan Güler, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığına ilişkin düzenlemelerinin, ittifak içindeki sorumlulukların yeniden dengelenmesi ihtiyacını belirginleştirdiğini söyledi. Bu bağlamda Türkiye'nin askeri tecrübesinin son derece değerli olduğunu vurgulayan Güler, "Avrupa’nın büyük bölümü Soğuk Savaş sonrasında silahlı kuvvetlerini küçültürken Türkiye aynı yolu izlememiştir. Türkiye, büyük, profesyonel ve faal bir kuvvet yapısını muhafaza etmiş; hazırlık seviyesini artırmış, savunma sanayine yatırım yapmış ve zorlu ortamlarda harekât icra etme kabiliyetini korumuştur." dedi. Bu geniş imkan ve kabiliyetlerin, Türkiye'yi NATO 3.0 sürecinde stratejik bir avantaja sahip kıldığını belirtti. Savunma harcamalarının artırılmasının tek başına caydırıcılık üretmediğini, bunun eğitimli personel, hazır kuvvetler, mühimmat, güçlü lojistik, hava ve füze savunması, siber dayanıklılık ve siyasi kararlılık gerektirdiğini sözlerine ekledi. Türkiye'nin önümüzdeki üç yıl içinde hava ve balistik füze savunması, uzun menzilli ateş sistemleri ve insansız sistemlerin tedarikine öncelik vereceğini ve savunma sanayisinin bu alanlarda önemli bir seviyeye ulaştığını belirtti. Güler, Avrupa'nın savunma katkısının NATO ile rekabet etmemesi, aksine NATO'yu güçlendirmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.







