Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, toplumsal barışı tehdit eden ayrımcı söylemlere sert tepki göstererek, Türkiye'nin ortak geleceği vurgusu yaptı.
AYRIMCILIĞA KARŞI NET MESAJ
Aydın, "Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle bu milletin hiçbir ferdi aşağılanamaz, dışlanamaz, ikinci sınıf görülemez" diyerek, etnik köken, inanç, mezhep veya aidiyet üzerinden insanları hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Kimlikleri küçümseyen ve ötekileştiren sözlerin, mizah veya alışkanlık gibi gerekçelerle savunulamayacağını ve toplumsal huzura zarar verdiğini vurguladı.
TERÖRÜZ TÜRKİYE SÜRECİ VE KARDEŞLİK VURGUSU
Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda ilerlediği bu tarihi süreçte, iş dünyasından siyasete, medyadan sivil topluma kadar herkesin sürece uygun hareket etmesi gerektiğini dile getiren Aydın, bölgenin istikrarsızlıklarla kuşatıldığına dikkat çekti. Türkiye'nin iç huzurunu güçlendirmesinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Aydın, Türkler ve Kürtler arasındaki bağın ortak tarih, ortak inanç ve ortak medeniyet anlayışına dayandığını ifade etti. "Malazgirt’ten Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden modern Türkiye’nin inşasına kadar Türkler ve Kürtler ne zaman omuz omuza verdiyse tarihin akışını değiştirmiştir. Bu köklü geçmiş, gelecekte de ortak bir istikbali birlikte inşa etmeye muktedirdir" değerlendirmesinde bulundu.
CESARET VE KARARLILIKLA İLERLEME ZAMANI
Bu hassas süreçlerin dikkat, özen ve sabır gerektirdiğini ancak bunun süreci yavaşlatmak anlamına gelmemesi gerektiğini kaydeden Aydın, "Zaman en büyük sermayemizdir. Sabotajlara ve algı operasyonlarına fırsat vermemek adına süreç; devlet ciddiyetiyle, toplumsal hassasiyetleri gözeterek ama aynı zamanda kararlı ve hızlı bir şekilde ilerletilmelidir" dedi. Tarihi fırsatların cesaret istediğini ve bu dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sürece yönelik yaklaşımlarını takdir ettiğini belirten Aydın, "Bugün hepimize düşen, bu iradeye omuz vermek ve süreci memleketin selameti için sahiplenmektir. Gün, ayrıştırarak korkuları büyütme değil; farklılıkları zenginlik olarak görme ve bin yıllık birlikteliğimizi tahkim etme günüdür. Türk’ün de Kürt’ün de geleceği birdir, ortaktır. Bu toprakların huzuru da istikbali de kardeşliktedir" diyerek sözlerini tamamladı.








