Bayram: azalan su kaynakları gıda güvenliğini zayıflatıyor

ÇEVRE Yayınlanma : 16 Ekim 2025 03:12 Düzenleme : 18 Ekim 2025 00:56
Bayram: azalan su kaynakları gıda güvenliğini zayıflatıyor
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası temsilcisi Nevzat Bayram, azalan su kaynaklarının gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. İsraf, gelir adaletsizliği ve yanlış tarım politikalarının krizi derinleştirdiğini vurguladı.

TMMOB Gıda Mühendisler Odası Diyarbakır temsilcisi Nevzat Bayram, Dünya Gıda Günü vesilesiyle yaptığı çarpıcı açıklamalarda, küresel ölçekte giderek azalan su kaynaklarının, gıda güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Bayram, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 2025 yılı temasının "daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için gıda hakkı" olduğunu hatırlatarak, bu hakkın yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de temel bir gerekliliği olduğunu vurguladı.

SU KRIZI TARIMSAL ÜRETIMI TEHDIT EDİYOR

Bayram'ın ifadelerine göre, gıda hakkı güvence altına alınmadıkça yaşam hakkının da tam anlamıyla sağlanamayacağını belirtti. Bu bağlamda gıdanın sadece bir beslenme aracı olmanın ötesinde, adalet, dayanışma ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak bir sorumluluk alanı olduğunu dile getirdi. İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık, sel, aşırı sıcaklıklar ve su kıtlığı gibi felaketlerin, tarımsal üretimi doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Türkiye'nin tarımsal üretim potansiyeli yüksek olan güneydoğu bölgesinin, iklim krizi karşısında en kırılgan alanlardan biri olduğunu ekledi. Azalan su kaynakları ve artan üretim maliyetleri, verim kayıplarına yol açarak gıda güvenliğini zayıflatıyor; bugünün kararlarının ise yarının sofralarını doğrudan etkilediğini ifade etti.

ISRAF VE GELIR ADALETSIZLIĞI BÜYÜK BIR ÇELIŞKI

Dünya genelinde 730 milyondan fazla insanın açlık çektiğini ve her 10 kişiden birinin yatağa aç girdiğini belirten Bayram, Türkiye'de de dar gelirli aileler için sağlıklı beslenmenin her geçen gün zorlaştığını dile getirdi. Bu durumun, mevcut politikaların açlığı önlemede yetersiz kaldığını gösterdiğini söyledi. Öte yandan, her yıl milyonlarca ton gıdanın israf edilmesinin, açlıkla yan yana duran en büyük çelişki olduğunu vurguladı. Çiftçinin emeğinin çöpe atıldığı bir ortamda, yoksul sofralarının boş kalmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. İsrafı azaltmanın sadece ekonomik değil, insani bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Gelir adaletsizliğinin, gıdaya erişimin önündeki en büyük engel olduğunu, üretim maliyetleri artarken çiftçiye verilen desteklerin yetersiz kaldığını ve düşük alım fiyatlarının üreticiyi tarlasından uzaklaştırdığını söyledi. Küçük üreticilerin korunmadıkça sofralarda adalet sağlanamayacağını ekledi. Halkın güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişim talebinin arttığını, ancak denetim eksiklikleri, taklit ve tağşiş uygulamalarının halk sağlığını riske attığını belirtti. Gıda güvenliğinin, insan sağlığıyla ilgili bir yaşam hakkı olduğunu ve yanlış ekonomi ile tarım politikalarının, ithalat bağımlılığını artırıp çiftçiyi koruyamamış, tüketiciyi ise pahalı ve güvensiz gıdaya mahkum ettiğini ifade etti. Plansızlık, yetersiz destekleme modelleri ve denetim eksikliklerinin bugünkü gıda krizinin temel nedenleri olduğunu söyledi. Tarım ve gıda politikalarının günü kurtarmak yerine geleceği güvence altına almaya odaklanması gerektiğini belirtti. Taklit ve tağşişe karşı 'sıfır tolerans' anlayışının kararlılıkla sürdürülmesi, israfla mücadelenin tarladan sofraya kadar olan zincirde ele alınması, soğuk zincir, depolama ve lojistik altyapısının geliştirilmesi, üretimden tüketime kadar olan kayıpların en aza indirilmesi gerektiğini vurguladı. Çocukların ve dar gelirli ailelerin sağlıklı besine erişiminin kamusal sorumluluk olarak görülmesi, okullarda ücretsiz besleyici öğün sağlanması ve sosyal destek programlarının düzenli hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Bölgesel tarım planlamalarıyla çiftçilere uzun vadeli, öngörülebilir bir üretim zemini sunulması gerektiğini sözlerine ekledi. Dünya Gıda Günü'nün gıdanın bir meta değil, yaşamın özü olduğunu hatırlattığını belirterek, daha adil sofralar için bilinçli tüketim, dayanışma ve kamusal politikaların takipçisi olunmasıyla geleceğin güvence altına alınabileceğini ifade etti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.