UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve 'Medeniyetler Beşiği', 'Dünya Kenti' gibi unvanlarla anılan Ani Ören Yeri, Kars'ta ziyaretçilerine zamanda bir yolculuk vadediyor. Binlerce yıllık tarihi geçmişi, farklı medeniyetlerden miras kalan mimari yapıları ve büyüleyici doğal dokusuyla Ani, Türkiye'nin dört bir yanından ve dünyadan gelen turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Türkiye-Ermenistan sınırında, Arpaçay Nehri'nin doğal bir vadi oluşturduğu zeminde, volkanik tüf kayalıkları üzerine inşa edilmiş bu antik kent, ziyaretçilerini açık hava müzesinde adeta bir tarih yolculuğuna çıkarıyor. Bir zamanlar Kafkasya'nın en önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan Ani, günümüzde de Kars turizminin en gözde destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.

ASIRLARIN İZLERİ TAŞLARDA YANI BAŞIMIZDA
Antalya'dan Kars'a tatile gelen Sevda Kuzey, bu topraklardaki tarihi zenginliklerin görülmesi gerektiğini vurgulayarak, "Ülkemizde böylesine muazzam tarihi yerler var ve bunları keşfetmeliyiz. Ani, gerçekten olağanüstü bir şehir. İlk kez gelmeme rağmen Kars'a ve buraya hayran kaldım. Taşlara dokunarak o eski zamanların atmosferini hissetmeye çalıştım. Muazzam bir coğrafyada yaşıyoruz, bunun kıymetini bilmeli ve sahip çıkmalıyız. Anadolu topraklarında yaşamakla gurur duyuyorum." ifadeleriyle duygularını dile getirdi. Orta Çağ'ın önemli şehirlerinden Ani, sahip olduğu zenginliklerle ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatıyor. Bin yılı aşkın geçmişiyle medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan kent, yaz sezonunda da yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle Kars'ın turizmdeki lokomotif gücü olmayı sürdürüyor.

MEDENİYETLERİN BULUŞMA NOKTASI YENİDEN HAYAT BULUYOR
961-1045 yılları arasında Pakraduni (Bagratlı) Hanedanlığı döneminde Ermeni Krallığı'na başkentlik yapmış olan Ani, tarih boyunca Bizans, Selçuklu, Gürcü, Moğol ve Osmanlı gibi pek çok medeniyetin izlerini barındırmıştır. İpek Yolu üzerindeki stratejik konumu sayesinde dönemin en önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelen kent, farklı din ve kültürlerin bir arada yaşadığı canlı bir yerleşim yeriydi. Günümüzde ayakta kalan görkemli surları, katedralleri, kiliseleri, camileri, köprüleri ve sivil mimari örnekleri, ziyaretçilerine adeta bir zaman tüneli sunarak her köşesinde bin yıllık tarihin yankısını hissettiriyor.







