Bursa'nın 'kent anayasası' türkiye'ye örnek olacak: Başkan Bozbey'den devrim niteliğinde planlama vurgusu!

GÜNDEM Yayınlanma : 06 Kasım 2025 23:46 Düzenleme : 06 Kasım 2025 23:46
Bursa'nın 'kent anayasası' türkiye'ye örnek olacak: Başkan Bozbey'den devrim niteliğinde planlama vurgusu!
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şehirlerin geleceği için bütüncül planlama ve 'Kent Anayasası' oluşturma vizyonunu paylaştı. Tarım, doğa ve yaşam kalitesini önceliklendiren bu modelin Türkiye'ye örnek olacağını belirtti.
Bursa'nın 'kent anayasası' türkiye'ye örnek olacak: Başkan Bozbey'den devrim niteliğinde planlama vurgusu!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şehirlerin geleceğinin bütüncül bir planlama anlayışıyla şekillendirildiğinde hem kentlerin kazanacağını hem de vatandaşların mutluluğunun artacağını belirtti. Uzlaşı kültürüyle herkesin sesine kulak veren bir 'Kent Anayasası' oluşturduklarını ifade eden Başkan Bozbey, "Biz tarımı, doğayı, havamızı, suyumuzu koruyarak, kentimizi insanların keyifle yaşayacağı bir ortama getirerek süreci yönetmek istiyoruz" dedi.

PLANLAMA ANLAYIŞININ ÖNEMİ VE BURSA'NIN DURUMU

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen Dünya Şehircilik Günü 49. Kolokyumu kapsamında 'Bursa Yerel Oturumu' paneline katılan Başkan Bozbey, ülke genelinde planlama anlayışının ele alınması gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki başarılı şehir planlaması çalışmalarının ardından 1950 sonrası yaşanan sorunlara dikkat çeken Bozbey, özellikle 1960'tan sonra Bursa'nın yoğun göçler ve kaçak yapılaşma nedeniyle hızla değiştiğini söyledi. Eskiden 'Yeşil Bursa' olarak bilinen şehrin artık dağdan bakıldığında 'Gri Bursa' olarak göründüğünü belirten Başkan, planlama eksikliğinin halkı mutlu edemediğini ve Bursa'nın 3.3 milyonluk nüfusuyla günlük verilere göre planlama yapmanın şart olduğunu ifade etti. Yatay büyümenin ve alternatif ulaşım alanlarının oluşturulamamasının sonuçlarına değinen Bozbey, ovanın korunması gerekirken başka bölgelerin kaçak inşaatlara teslim edildiğini dile getirdi.

BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM VE 'KENT ANayasası'

Başkan Bozbey, Bursa'nın artan nüfusuyla birlikte su planlamasının da yapılmamış olmasının mevcut su sıkıntısının temel nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Marmara Bölgesi'ne yığılan 30 milyon insanın müsilaj gibi sorunlara yol açtığını hatırlatarak, şehir ve ülke planlamasının bütüncül bir bakış açısıyla yapılması gerektiğinin altını çizdi. Bursa'yı planlarken çevresindeki etkilerin ve Marmara'nın tamamının da göz önüne alınması gerektiğini söyleyen Bozbey, bu sayede hem Bursa'nın hem de diğer kentlerin kazanacağını ve insanların daha mutlu olacağını vurguladı. Göreve geldikten sonra Bursa Planlama Ajansı'nı kurduklarını ve Türkiye'de bir ilk olan Akademik Danışma Kurulu'nu oluşturduklarını hatırlatan Başkan, planlama süreçlerinin siyasi iradeye bağlı kalmadığını ve toplumun geniş kesimlerinin de kentin geleceğine katkı sağladığını belirtti. 2050 vizyonlu 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'nı hazırlarken vatandaşlar, sanayiciler, akademik odalar ve sivil toplum kuruluşlarıyla istişare ettiklerini söyleyen Bozbey, uzlaşı kültürüyle herkesin sözünün yer aldığı bir 'Kent Anayasası' hedeflediklerini açıkladı. 17 sektörel çalışma grubuyla yoğun bir çalışma yapıldığını ve bir portal aracılığıyla herkesin şikayet ve önerilerini dile getirmesinin sağlanacağını ekledi. Ovadaki her kaçak yapının ovanın katledilmesi, suyun azalması ve sorunların büyümesi anlamına geldiğini belirten Başkan, plana herkesin sahip çıkmasını beklediklerini söyledi.

TARIMIN VE DOĞANIN KORUNMASI VURGUSU

Yaşanan tüm sorunların çözümünün şehir planlamasından geçtiğini yineleyen Başkan Bozbey, kentsel dönüşüm uygulamalarında mahalle dokusunun bozulmaması, komşuluk ilişkilerinin devam etmesi ve kentsel ihtiyaçların giderilebilmesine önem verdiklerini aktardı. JICA ile yürütülen projenin önemine değinen Bozbey, çalışmalarla 'Bursa Modeli' oluşturmaya çalıştıklarını ve sanayi bölgelerinin de projeye dahil edildiğini belirtti. Dağ yöresi ve Yenişehir gibi bölgelerdeki toprakların durumuna dikkat çekerek, tüm bunlara rağmen tarımı desteklemek için ciddi gayret sarf ettiklerini ve aile işletmelerini çoğaltmaya çalıştıklarını söyledi. Tarlaların boş bırakılmamasını ve çiftçinin iyi bir gelir elde etmesi durumunda toprağını satmayacağını vurguladı. Gençlerin tarıma yönelmesinin sağlanması gerektiğini belirten Başkan, 2050 vizyonlu Çevre Düzeni Planı'nda tarımın özel bir yeri olduğunu ve toprakların her bir metrekaresinin korunması gerektiğini ifade etti. "Biz tarımı, doğayı, havamızı, suyumuzu koruyarak, kentimizi insanların keyifle yaşayacağı bir ortama getirerek süreci yönetmek istiyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.