Cengiz Aytmatov Enstitüsü'nden 'Cemile'nin Ortak Türk Alfabesiyle Özel Basımı Tanıtıldı

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 30 Eylül 2025 15:26 Düzenleme : 30 Eylül 2025 15:26
Cengiz Aytmatov Enstitüsü'nden 'Cemile'nin Ortak Türk Alfabesiyle Özel Basımı Tanıtıldı
MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından hazırlanan 'Cemile' romanının Ortak Türk Alfabesi ile basımını tanıttı. Topsakal, ortak alfabe ve edebiyatın Türk dünyasının birliğini güçlendireceğini vurguladı.

Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Ortak Türk Alfabesi ile basılan 'Cemile' romanının tanıtımı MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal tarafından gerçekleştirildi.

TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİ VURGUSU

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kurduğu Cengiz Aytmatov Enstitüsü'nün, Cengiz Aytmatov'un ünlü eseri 'Cemile'nin Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanan özel basımının tanıtım toplantısı MHP Genel Merkezi'nde düzenlendi. Tanıtım toplantısında konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Cengiz Aytmatov Enstitüsü Başkanı İlyas Topsakal, milletleri ayakta tutan gücün kültürleri olduğunu vurgulayarak, Türk milletinin binlerce yıllık tarihi boyunca kültürel değerlerine sarılarak varlığını koruduğunu belirtti. Topsakal, bu mirasın Türk Devletleri Teşkilatı'nın kurulmasıyla daha da kurumsallaşarak geleceğe taşındığını ifade etti.

ORTAK ALFABE GİRİŞİMLERİ VE TARİHSEL ARKA PLANI

Topsakal, Türk edebiyatının ortak geçmişinin hafızası ve ortak geleceğin teminatı olarak gördüğü Cengiz Aytmatov'un başyapıtı 'Cemile'nin, Türk milletini aynı satırlarda buluşturan bir kültür köprüsü olduğunu vurguladı. Türk toplulukları arasında gönül bağlarını kenetlemek amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde ortak alfabe çalışmalarının resmen başlatıldığını ve kısa sürede 34 harften oluşan Latin esaslı Türk alfabesi üzerinde mutabakata varıldığını aktardı. Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan'ın kendi lehçelerinin ses ihtiyaçlarına göre alfabelerini oluşturduğunu ve Kırgızistan'ın 29 harfi kabul ettiğini belirtti. Ortak alfabe düşüncesinin 1920'lerde Sovyetler Birliği'ndeki Türk halkları için hazırlanan 'Yaalif' ile başladığını hatırlatan Topsakal, 1 Kasım 1928'de Türkiye'nin Latin harflerine geçişinin bu süreci yaygınlaştırmak için güçlü bir örnek teşkil ettiğini söyledi. Ancak 1930'ların sonlarına doğru Sovyet yönetiminin baskılarıyla farklı Kiril alfabeleri dayatıldığını ve ortak alfabe girişimlerinin zorla kesintiye uğratıldığını, bunun Türk dünyasının kültürel bütünlüğüne vurulmuş en ağır darbelerden biri olduğunu dile getirdi.

'CEMİLE' ORTAK RUHU YANSITIYOR VE SANATLA BİRLİK VURGUSU

Türk alfabesinin sadece bir yazı sistemi değil, yüzyılı aşan bir kültürel idealin vücut bulmuş hali olduğunu belirten Topsakal, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk milletinin evlatlarını aynı kelimelerde buluşturacak, ortak edebiyat ve bilimin zeminini oluşturacak bir köprü haline geldiğini ifade etti. Bu köprünün ilk somut adımının Cengiz Aytmatov'un 'Cemile' adlı eseriyle atıldığını vurgulayan Topsakal, 'Cemile'nin yalnızca Kırgız edebiyatının değil, bütün Türk dünyasının ortak ruhunu yansıtan bir başyapıt olduğunu söyledi. 'Cemile'nin ortak Türk alfabesiyle yayımlanmasının, Türk halklarının birlikte okuduğu, hissettiği ve aynı geleceğe yürüdüğü bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bu adımın, genç nesillerin ortak bir yazı üzerinden birbirini daha iyi anlamasına, ortak kimlik bilincinin güçlenmesine, eğitim ve bilim alanında iş birliklerinin artmasına ve kültürel mirasın ortak bir dille gelecek kuşaklara aktarılmasına hizmet edeceğini kaydetti. Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak yalnızca edebiyatla değil, sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırdıklarını belirten Topsakal, 3 Kasım'da İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde 'Ulu Bozkırın Ruhu - Türk Dünyası Ressamları Cengiz Aytmatov’u Anıyor' adlı uluslararası resim sergisinin açılacağını duyurdu. Bu serginin, gelenek ile geleceğin, söz ile imgenin, kelime ile fırçanın buluştuğu bir kültür şöleni olacağını söyledi. Topsakal, alanında uzman akademisyenlerle eseri hazırladıklarını aktararak, YÖK, Diyanet İşleri Başkanlığı, STK'lar ve Kültür Turizm Bakanlığı gibi kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunarak, Türk Dünyası Araştırma Merkezlerinin daha aktif rol almasını, Diyanet'in eğitimlerde bu konuya yer vermesini, STK'ların vatanına ve milletine faydalı işler yapmasını talep etti. Devletten her şeyin beklenmemesi gerektiğini, öncelikle kendilerinin bu adımları atacağını ve devletin onları takip edeceğini sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.