Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savaşın bölgesel ve küresel istikrar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, Türkiye'nin barış ve diplomasi odaklı tutumunu vurguladı.
Savaşın İnsani ve Ekonomik Maliyetleri
Yılmaz, savaşın özellikle çocuklar başta olmak üzere yarattığı derin insani trajedilere değinerek, "Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Savaşın ekonomik etkilerine de değinen Yılmaz, ticaret, lojistik, turizm ve tarım üzerindeki olumsuz etkilerin küresel çapta büyük maliyetler doğurduğunu belirtti.
Uluslararası Sistemde Güç Siyaseti ve Adalet Arayışı
İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi'nde konuşan Yılmaz, küresel ekonominin belirsizliklerden olumsuz etkilendiğini ve 'güç siyaseti'nin uluslararası hukuku zayıflattığını dile getirdi. Gazze'deki insani trajedi ve bölgedeki gerilimlerin, uluslararası sistemin krizlere müdahale etme konusundaki zorluklarını gözler önüne serdiğini söyledi. Yılmaz, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin, Batı Şeria'daki hukuk dışı yaklaşımlarının ve Lübnan'ı işgal etme girişimlerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin Liderlik Rolü ve Adil Bir Dünya Vizyonu
Türkiye'nin barış ve diplomasiye olan bağlılığını yineleyen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin kriz anlarında taraflar arasında köprü kurma rolünü başarıyla üstlendiğini belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı, Güney Kafkasya'daki barış çabaları ve Afrika'daki gerilimlerde Türkiye'nin ilkesel duruşuna dikkat çekti. Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın ’Dünya 5’ten büyüktür’ çağrısı tam da bu zeminde çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Dünyanın barışa ihtiyacı var, insanlığın barışa ihtiyacı var ve bunun temeli de adalettir. Daha adaletli bir dünya mümkündür. Biz buna inanıyoruz ve bu yönde çaba sarf etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz." diyerek daha adil bir dünya vizyonunu paylaştı. Türkiye'nin hem haklı hem de güçlü olacağını ve insanlığın değerlerini taşıyan bir ülke olarak sürece liderlik edeceğini sözlerine ekledi.








