Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'nden alınan yüzey suyu örneklerinde yapılan incelemeler, bölgenin tamamında mikroplastik kirliliğinin varlığını ortaya koydu. Yapılan ölçümlerde en yüksek mikroplastik yoğunluğunun Bozburun ve Yazı istasyonlarında tespit edilmesi dikkat çekici.
DENİZLERİ TEHDİT EDEN TEHLİKE: MİKROPLASTİKLER
Mikroplastikler, 5 milimetreden küçük, suda çözünmeyen ve büyük plastiklerin zamanla parçalanmasıyla veya sentetik üretim süreçleriyle ortaya çıkan zararlı parçacıklar olarak tanımlanıyor. Bu küçük parçacıklar, arıtma tesislerinden kaçabilme özellikleriyle deniz, göl ve kıyı ekosistemlerine kolayca yayılıyor. Koruma altındaki alanlar dahil olmak üzere sucul yaşam için giderek büyüyen bir çevresel risk oluşturan mikroplastikler, tekstil ürünleri, temizlik malzemeleri ve çeşitli endüstriyel ürünlerden kaynaklanabiliyor.
BİLİM İNSANLARI UYARIYOR: KİRLİLİK HER YERDE
Akdeniz Koruma Derneği ve Akdeniz Üniversitesi'nden bilim insanlarının Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde yürüttüğü çalışma, 17 farklı istasyondan alınan su örneklerinde mikroplastiklerin dağılımını ve olası kirlilik kaynaklarını inceledi. Geçtiğimiz yıl yapılan örneklemelerde, 1 metreküp suda toplam 3 bin 105 mikroplastik belirlendi. Bu rakamlar, Bördübet'ten Bozburun'a kadar birçok istasyonda farklı yoğunluklarda mikroplastik varlığını gösteriyor. En yüksek kirlilik Bozburun'da 553 mikroplastik ile kaydedilirken, Knidos'ta 267, Yazı'da 287 ve Palamutbükü'nde 217 mikroplastik tespit edildi. En düşük kirlilik ise Karaköy istasyonunda gözlemlendi.
LİFLER VE SİYAH RENK BASKIN
Analiz sonuçlarına göre, suda bulunan mikroplastiklerin büyük çoğunluğu, yüzde 93,7'lik oranla lif (fiber) formunda. Bunu yüzde 3,2 ile naylon torba ve çuval gibi film tabanlı plastikler ve yüzde 2 ile sert plastik parçacıkları (fragmentin) takip ediyor. Tespit edilen mikroplastiklerin en yaygın rengi ise yüzde 72,2 ile siyah olarak belirlendi. Mevsimlere göre mikroplastik yoğunluklarında da farklılıklar gözlemlendi. Kışın 440 partikül olan yoğunluk, sonbaharda 623, ilkbaharda 833 ve yazın ise 1207 partiküle kadar yükseldi. Özellikle yaz aylarında marinaların bulunduğu bölgelerde yüksek kirlilik değerlerine ulaşıldığı belirtildi. Araştırmacılar, kirliliğin sadece karasal kaynaklardan değil, açık deniz akıntıları yoluyla da taşınabileceğini vurguluyor. Tarımsal faaliyetler, plastik ambalaj atıkları ve tekstil liflerinin kirliliğe önemli katkıda bulunduğu belirtilirken, sorunun kaynağında çözülmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.








