AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, deprem bölgesindeki yeniden imar çalışmalarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Yayman, 453 bin hak sahibi için konut temellerinin atıldığını ve bu evlerin 6 Şubat itibarıyla teslim edilmeye başlanacağını müjdeledi. Deprem konusunun milli güvenlik ve siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayan Yayman, deprem üzerinden polemik yapmanın doğru olmadığını belirterek, bölgedeki inşaat faaliyetlerini 'asrın inşa faaliyetine' benzetti.

ASRIN İNŞASINDA REKOR TESLİMATLAR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 304 bininci konut teslimini gerçekleştirdiğini ve kasım ayında 350 bininci konutun teslim edileceğini hatırlatan Yayman, bir günde ortalama 23 konut yapıldığını ifade etti. Bugüne kadar deprem bölgesinde 75 milyar dolar harcandığını bildiren Yayman, her 3 kişiden 2'sinin evlerinin teslim edildiğini söyledi. Bu devasa çabanın insanüstü bir gayret olduğunu belirten Yayman, bölge halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan'a duyduğu minneti dile getirdi. Elektrik ve altyapı gibi küçük sorunların devam ettiğini ancak çözümü için çalışıldığını ekledi.

MUHALEFETE SERT TEPKİ: 'DEPREM TURİSTİ BİLE GELMİYORLAR!'
Yayman, deprem meselesinin siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, sosyal medyadaki artçı sarsıntıların sürdüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı'nın 'deprem turisti' benzetmesine atıfta bulunan Yayman, muhalefeti bölgeye gelip yapılanları görmeye davet etti. Avrupa başkentlerinde Türkiye aleyhinde tezviratlar yapanları kınayan Yayman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarını 'yalan ve yanlış' olarak nitelendirdi. CHP'li belediyelerin deprem bölgesinde somut bir katkısı olmadığını savunan Yayman, Bursa ve Konya büyükşehir belediyelerinin Habib-i Neccar Camii ve Ulu Cami gibi tarihi yapıların restorasyonunda gösterdiği çabayı örnek verdi. Yayman, CHP'nin deprem üzerinden yürüttüğü 'toksik muhalefeti' eleştirerek, 'Gölge etmeyin başka ihsan istemiyoruz' çağrısında bulundu. CHP'nin deprem bölgesinde istediği oyları alamayınca sosyal medyada kirli bir propaganda yürüttüğünü ve bunun Türk demokrasi tarihinde görülmemiş çirkinlikte olduğunu belirtti.







