Doğu Karadeniz'in büyüleyici doğası, son yıllarda Arap turistler için adeta bir cazibe merkezi haline geldi. Ancak, bu doğa harikalarının kenarında çekilen fotoğraflar, çoğu zaman acı sonlarla noktalanıyor. Turistlerin, yüksek debili derelerin kenarındaki kayalıklara çıkıp tehlikeli pozlar vermesi ve buz gibi sulara eğilerek serinlemeye çalışması, istenmeyen olayların ardı arkası kesilmiyor.

DERELER VE GÖLLER CAN ALIYOR
Bu tehlikeli merakın son kurbanlarından biri, 21 Temmuz'da Uzungöl'de Haldizen Deresi'ne düşerek akıntıya kapılıp hayatını kaybeden Suudi Arabistan uyruklu Abdulaziz Awadh Aihabbi oldu. Kendisini kurtarmaya çalışan iki yakını da boğulma tehlikesi geçirdi. Benzer bir olay 13 Temmuz'da yine Uzungöl'de yaşandı; çantayı sudan çıkarmak için göle atlayan Ürdünlü Oumar Muhammed akıntıya kapılarak kayboldu. Bir yıl önce, 26 Mayıs 2025'te ise 9 yaşındaki Suudi Arabistanlı Faisal Ramzi Alshaikh, Uzungöl'de Haldizen Deresi'nden su içmek isterken düşüp cansız bedeni günlerce aranarak bulundu. Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde de 3 Haziran 2022'de Ummanlı Al Rawahi Favvzi Faız Zaid, dere kenarında fotoğraf çektirirken dengesini kaybedip suya düşerek hayatını yitirdi.

YENİ TEDBİRLER VE ÇAĞRILAR
Yaşanan bu acı ölümlerin ardından Uzungöl'de turistlerin can güvenliğini artırmaya yönelik yeni tedbirler alınması kararlaştırıldı. Göl çevresindeki mevcut uyarı tabelalarına ek olarak, 50 ila 100 metre aralıklarla yaklaşık 20 ila 30 adet can simidi yerleştirilecek. Ayrıca Haldizen Deresi boyunca jandarma devriyeleri ile turistler uyarılacak. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Karadeniz Bölgesi Temsilcisi Metin İnan, bu olayların kendilerini çok üzdüğünü belirterek, bölgenin su kaynaklarının debisinin turistler tarafından öngörülemediğini ifade etti. İnan, can simidi ve halatların yanı sıra, jandarma ve polis bölgelerinde cankurtaran personelinin de bulunması gerektiğini vurguladı. Turistlerin can güvenliğinin her şeyden önemli olduğunu sözlerine ekledi.







