1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında yapılan açıklamada, Prof. Dr. Şendil, emzirmenin yalnızca fiziksel değil, ruhsal sağlık üzerinde de güçlü etkileri olduğunu ifade etti. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonunun, annenin ruh halini düzenlediğini ve stres seviyesini düşürdüğünü belirten Şendil, “Gece emzirmeleri uykuyu bölebilir, ancak emzirmenin uzun vadede uyku kalitesini artırdığına dair bilimsel kanıtlar var,” dedi.
“Anne Sütü Bebeğe Uyum Sağlayan Mükemmel Bir Besindir”
Anne sütünün dinamik bir yapıya sahip olduğunu belirten Şendil, “Anne sütü, bebeğin değişen ihtiyaçlarına göre içeriğini adapte eder. Bağışıklık sistemini destekleyen antikorlar, probiyotikler ve prebiyotikler içerir; solunum yolu hastalıkları, ishal ve kulak enfeksiyonlarına karşı koruma sağlar,” dedi.
Ayrıca, uzun zincirli yağ asitleri DHA ve ARA sayesinde beyin gelişimini de desteklediğini söyleyen Şendil, emzirilen bebeklerin genellikle daha yüksek bilişsel performans ve akademik başarıya sahip olduğunu ifade etti.
“Emzirmenin Annelere de Faydaları Büyük”
Emzirmenin yalnızca bebekler için değil, anneler için de birçok avantaj sağladığını vurgulayan Şendil, “Rahim kasılmalarını hızlandırarak kanamayı azaltır, doğum sonrası kilo kontrolüne yardımcı olur ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu olabilir,” açıklamasında bulundu.
“Destekleyici Bir Çevre, Emzirmenin Sürekliliğini Artırır”
Şendil, emzirmenin her anne için kolay bir süreç olmayabileceğini ancak doğru bilgi ve destekle bu sürecin daha rahat atlatılabileceğini belirtti. “Emzirmenin sosyal olarak desteklendiği bir ortamda yaşamak ve çalışmak, aile ve sağlık çalışanlarından destek görmek çok önemlidir. Toplum olarak emzirmeyi teşvik etmeliyiz,” dedi.
Emzirmenin yalnızca bir beslenme biçimi değil, aynı zamanda anne-bebek arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağlayan doğal bir süreç olduğunu söyleyen Şendil, emzirmeye dair farkındalık ve bilinçlendirme çalışmalarının artırılmasının sağlıklı nesillerin yetişmesine büyük katkı sağlayacağını kaydetti.







