Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve giderek büyüyen Halk Pazarı Projesi, Türkiye genelinde sosyal belediyeciliğin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Artan hayat pahalılığına karşı dar gelirli vatandaşların alım gücünü desteklemeyi amaçlayan proje, hem üreticiden tüketiciye doğrudan satış modeliyle dikkat çekiyor hem de mahalle kültürünü canlandırıyor.

TÜM ÜRÜNLER UYGUN FİYATLA, KALİTELİ VE GÜVENLİ
Şehrin 12 farklı noktasında kurulan ve boykot ürünlerinin bulunmadığı halk pazarları, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Kaliteli ürünlerin piyasa fiyatlarının altında sunulduğu bu pazarlarda, aracıların ortadan kalkmasıyla hem üretici kazanıyor hem de tüketiciye önemli bir ekonomik fayda sağlanıyor. Modern altyapısı, hijyen standartları ve ulaşım kolaylığı ile öne çıkan pazarlar, geleneksel pazar anlayışını günümüz şehircilik prensipleriyle harmanlıyor.

BAŞKAN SEKMEN: GÖNLÜMÜZ VATANDAŞIMIZIN SOFRASINDA
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, projenin amacının sadece ekonomik bir tedbir olmadığını vurgulayarak, "Bu pazar; vatandaşlarımızın kaliteli ürüne uygun fiyatla ulaşabilmesi için kurulmuş olan, sosyal bir hizmet ve sosyal bir sorumluluk projesidir. Amacımız, vatandaşımızın sofrasına destek olmak, aradaki fiyat uçurumlarını ortadan kaldırmaktır" dedi. Başkan Sekmen, halk pazarlarının aynı zamanda komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve sosyal hayatı canlandıran alanlar olduğunu da sözlerine ekledi. Üreticiden tüketiciye doğrudan satış modeliyle hem yerel kalkınmaya destek olunduğu hem de kayıt dışılığın azaltıldığı belirtildi. Projenin, Türkiye'nin dört bir yanından belediye başkanları ve yerel yönetim temsilcileri tarafından örnek alındığı da vurgulandı.







