Eski fotoğraf albümlerine bakıldığında hemen dikkat çeken ortak bir detay var: İnsanların neredeyse tamamı son derece ciddi yüz ifadeleriyle objektife bakıyor.
Günümüzde fotoğraf çekerken gülümsemek doğal bir refleks haline gelirken, 19. yüzyılda durum tamamen farklıydı.
Uzmanlara göre bu donuk bakışların ardında sadece teknik yetersizlikler değil, dönemin sosyal yapısı, estetik anlayışı ve kültürel normları da yer alıyordu.
UZUN POZLAMA GÜLÜMSEMEYİ ZORLAŞTIRDI
İlk dönem fotoğraf makineleri oldukça yavaş çalışıyordu. Bir kare çekebilmek için insanların dakikalar boyunca hareketsiz kalması gerekiyordu.
Bu nedenle doğal bir gülümsemeyi uzun süre korumak neredeyse imkansız hale geliyordu. Fotoğraf çektiren kişiler daha rahat olduğu için nötr ve ciddi ifadeleri tercih ediyordu.
George Eastman Müzesi küratörü Todd Gustavson’a göre, bu teknik sorunlar özellikle 1850’li yıllara kadar büyük ölçüde devam etti.
FOTOĞRAFÇILAR GÜLMEMELERİNİ İSTİYORDU
Profesör Christina Kotchemidova’ya göre gülümsemek aslında doğuştan gelen bir fotoğraf refleksi değildi.
O dönemde fotoğrafçılık daha çok resmi bir tören gibi görülüyordu. Fotoğrafçılar insanların ağırbaşlı ve saygın görünmesini istediği için özellikle ciddi durmalarını tavsiye ediyordu.
Böylece fotoğraflar anlık mutluluğu değil, kişinin toplum içindeki prestijini yansıtan bir belge haline geliyordu.
ÇÜRÜK DİŞLER DE ETKİLİ OLDU
19. yüzyılda ağız ve diş sağlığı oldukça kötü durumdaydı. Bu nedenle insanların kötü dişlerini saklamak için ağızlarını kapalı tuttuğu düşünülüyor.
Ancak bazı tarihçiler bu görüşe tamamen katılmıyor. Nicholas Jeeves’e göre o dönemde kötü dişler oldukça yaygın olduğu için insanlar bunu utanılacak bir durum olarak görmüyordu.
GÜLÜMSEMEK SAYGINLIKLA BAĞDAŞTIRILMIYORDU
Dönemin sosyal normları da ciddi yüz ifadelerinde büyük rol oynadı.
Yaklaşık 200 yıl önce geniş şekilde gülümsemek; sarhoşluk, delilik veya ciddiyetsizlik göstergesi olarak algılanabiliyordu.
Kraliyet aileleri ve aristokratlar otoritelerini göstermek için ciddi pozlar veriyor, halk da bu tavrı örnek alıyordu.
FOTOĞRAFÇILIK RESİM SANATINI TAKLİT ETTİ
Uzmanlara göre erken dönem fotoğrafçılık, kurallarını büyük ölçüde klasik portre resimlerinden aldı.
Fotoğraf öncesinde insanların görüntüsünü ölümsüzleştirmenin tek yolu yağlı boya portrelerdi. Ressam karşısında saatlerce hareketsiz duran kişiler genellikle ciddi ifadeler kullanıyordu.
Bu nedenle Rembrandt ve Velazquez gibi sanatçıların tablolarında da kahkaha atan insanlara rastlanmıyordu.
MONA LISA BİLE İSTİSNA SAYILDI
Sanat tarihinde gülümsemesiyle öne çıkan en ünlü örneklerden biri Mona Lisa oldu.
Leonardo da Vinci’nin bu gizemli gülümsemeyi oluşturabilmek için yıllarca çalıştığı biliniyor. O dönemde bir portrede gülümseyen yüz görmek oldukça sıra dışı kabul ediliyordu.







