Feke'nin zirvesinde sarı kantaron ve kekik, gelenekle harmanlanıp şifaya dönüşüyor

ÇEVRE Yayınlanma : 04 Temmuz 2026 21:59 Düzenleme : 04 Temmuz 2026 21:59
Feke'nin zirvesinde sarı kantaron ve kekik, gelenekle harmanlanıp şifaya dönüşüyor
Feke'nin dağ köylerinde sarı kantaron ve kekik, geleneksel yöntemlerle işlenerek şifa kaynağına dönüşüyor. Yerel halk, bu doğal ürünleri hem mutfakta hem de cilt sorunları için kullanıyor.
Feke'nin zirvesinde sarı kantaron ve kekik, gelenekle harmanlanıp şifaya dönüşüyor

Adana'nın Feke ilçesindeki dağ köylerinde yaşayanlar, doğadan topladıkları sarı kantaron ve dağ kekiklerini nesilden nesile aktarılan yöntemlerle işleyerek hem mutfaklarının vazgeçilmezi haline getiriyor hem de geleneksel bir şifa kaynağı olarak kullanıyor. Bu doğal ürünler, köylüler için adeta birer eczane niteliği taşıyor.

Feke\

DOĞANIN ŞİFASI GÜNEŞTE BEKLİYOR

Yaklaşık 1200 rakımlı Gaffaruşağı Mahallesi'nde yaşayan köylüler, yaz aylarında özenle topladıkları sarı kantaron ve dağ kekiklerini, kendi ürettikleri zeytinyağıyla cam kavanozlara doldurarak yaklaşık 40 gün boyunca güneşin altında bekletiyorlar. Bu işlem sonucunda elde edilen kantaron yağı, özellikle yanıklar, kesikler ve çeşitli cilt sorunlarında mucizevi etkiler gösterirken, kekik ise yemeklere lezzet katmanın yanı sıra çay olarak demlenip tüketiliyor.

Feke\

'BİLDİK BİLELİ DOKTOR DERİZ'

Köy sakinlerinden 63 yaşındaki Atike Ersin, çocukluğundan beri bu bitkilere 'doğal doktor' gözüyle baktıklarını vurgulayarak, "Biz burada Gaffaruşağı Köyü’nde yaşıyoruz. Bildik bileli tarlamızda yetişen bu bitkilere doktor deriz. Dağlardan kekik, tarlalardan kantaron toplarız. Doğadaki şifayı toplayıp doğal ilaç yaparız. Yaralara ve mide ağrılarına iyi geldiği için kullanıyoruz. Kendi zeytin bahçemizden elde ettiğimiz zeytinyağıyla hazırlıyoruz. Cam kavanozlarda 40 gün, bazen iki aya kadar güneşte bekletiyoruz. Köylerde ilaç kullanmak yerine bunu tercih ediyoruz. Eşimin başı yaralandığında kanamasını kantaron yağıyla durdurduk. Yaklaşık 15 yıldır kullanıyoruz. Herkes kendi bahçesinden toplar, yağını yapar ve uzun yıllar kullanır. Kekiğin çayını mide için içer, yemeklerde de kullanırız. Biz burada 1200 rakımda doğal bir yaşam sürüyoruz," dedi. Gaffar Esat Ersin de bölgede yetişen bitkilerin tamamen doğal ve organik olduğunu, ne kullandıklarını bildiklerini ve hem sofralarında hem de günlük yaşamlarında değerlendirdiklerini ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.