Önümüzdeki günlerde Fransa'nın Evian kentinde düzenlenecek olan G7 Zirvesi öncesinde İsviçre'nin Cenevre kenti, tansiyonun doruk noktasına ulaştığı bir sahneye tanıklık etti. Zirveye karşı çıkan binlerce protestocu, polisle şiddetli çatışmalara girerek, araçları ateşe verdi ve BM ofislerinin camlarını kırdı. Bu olaylar, küresel liderlerin buluşacağı zirvenin gölgesinde, toplumsal tepkinin ne denli sert olabileceğinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.

PROTESTOLARIN ODAĞINDA GAZZE VE EMPERYALİZM
'No-G7' adlı bir oluşumun çağrısıyla sokağa dökülen kalabalık, 'G7’ye ve tüm emperyalist ittifaklara hayır' ve 'G7’yi durdurun' gibi sloganlar eşliğinde yürüdü. Protestocuların taşıdığı pankartlar ve maketler, özellikle ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki politikalarına ve Gazze'deki insani krize yönelik derin bir tepkiyi yansıtıyordu. Bu eylemler, uluslararası politikaların ve çatışmaların, sıradan vatandaşlar üzerindeki etkisinin birer somut göstergesi olarak dikkat çekti. Polis, olası şiddet olaylarının önüne geçmek adına binlerce güvenlik görevlisini alarma geçirerek, geniş çaplı önlemler aldı.

ŞİDDET YÜKSELDİ: GÖZ YAŞARTICI GAZ VE YAKILAN ARAÇLAR
Protestoların ilerleyen saatlerinde tansiyon yükseldi. Göstericilerin polise bisikletler dahil çeşitli cisimler fırlatmasının ardından güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz kullanmak durumunda kaldı. Bu müdahale, park halindeki bir 'Tesla' marka aracın ateşe verilmesine ve bir Birleşmiş Milletler (BM) ofisinin camlarının kırılmasına yol açtı. Cenevre polisi, göstericilerden bıçak, balta, gaz tüpleri ve yanıcı/patlayıcı maddeler gibi silah olarak kullanılabilecek çok sayıda eşya ele geçirdiğini duyurdu. Organizatörler yaklaşık 20 bin kişinin katıldığını iddia etse de, polis başlangıçta katılımın 7 bin civarında olduğunu belirtti. Bu karmaşık tablo, küresel bir zirvenin yarattığı beklentilerle, toplumsal hoşnutsuzluğun ne denli keskin bir tezat oluşturduğunu gözler önüne serdi.







