İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İsrail'e yönelik balistik füze saldırısının ardından yaptığı açıklamalarda, bölgedeki stratejik dengelere dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Galibaf, "Zamanı geldiğinde savaşmalı, zamanı geldiğinde de müzakere etmeliyiz; düşmanı bu şekilde yenebiliriz" diyerek, savaş ve diplomasiyi bir arada yürütmenin önemini vurguladı.
SAVAŞ VE MÜZAKERE DENGESİ KRİTİK
Galibaf, İran'ın İsrail'e yönelik saldırısının, Tahran yönetiminin bölgedeki savaşın sona ermesine yönelik müzakere sürecinin kesintiye uğramasından çekinmediğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. İran'ın hedeflerine ulaşması için sahada baskı ile diplomasinin eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini savunan Galibaf, "Ne diplomasi tek başına askeri saldırıları engeller ne de askeri operasyonlar diplomasiye engel olur" dedi. Bu dengenin, İsrail'in Beyrut'a yönelik saldırılarını engellemenin yanı sıra, müzakerelerden korkulmadığını ve tam hazırlıklı olunduğunu gösterdiğini ifade etti.
DÜŞMANIN TESLİMİYETİ SAĞLANACAK
İran Meclis Başkanı, düşman karşısında geri adım atılmadığını ve hakların tesis edildiğini belirterek, "Mesele sadece savaşmak ya da müzakere etmek değil. Aksine zamanı geldiğinde savaşmalı, zamanı geldiğinde de müzakere etmeliyiz. Düşmanı bu şekilde yenebiliriz. Müzakerenin mücadelenin devamı olduğunu söylememiz ancak bu şekilde gerçeklik kazanır" şeklinde konuştu. Galibaf ayrıca, yetkililer arasında koordinasyon eksikliği olduğu yönündeki iddiaları reddederek, hedeflere ulaşma konusunda tam bir uyum içinde olduklarını kaydetti. ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını ise 'savaş suçu' olarak nitelendiren Galibaf, bu durumu düşmanları için yeni bir yenilgiye dönüştüreceklerini ve ulusal birlik, güç diplomasisi ve liderin komutası altındaki askeri güçle halkın teslim olma umudunu boşa çıkaracaklarını sözlerine ekledi.








