Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kavurucu sıcaklarından kaçan göçer aileler, havaların ısınması ve otlakların kurumasıyla birlikte rotalarını Bitlis'in serin yaylalarına çevirdi. Mayıs sonlarında binlerce küçükbaş hayvanla yola çıkan göçerler, yüksek rakımlı Bitlis ve ilçe yaylalarında yeni yaşamlarına adım attı.

YAYLA HAYATININ DETAYLARI
Yaklaşık bin küçükbaş hayvana sahip olan göçer aileler, yaz boyunca bu hayvanları yaylalarda otlatarak geçimlerini sürdürüyor. Günlük rutinleri sabahın erken saatlerinde hayvanların otlatılmasıyla başlıyor, gün boyu devam eden yoğun mesai, hayvanların sağılması ve elde edilen taze sütlerden geleneksel yöntemlerle peynir yapımını kapsıyor. Bitlis'in serin havasında kurdukları çadırlarda yaklaşık 5 ay boyunca yaşamlarını sürdürecek olan göçerler, bu süreçte hem hayvanlarının verimliliğini artırmayı hem de bölgenin doğal güzelliklerinden faydalanmayı hedefliyor.

GELENEKSEL YAŞAM SÜRÜYOR
Mardin'in Midyat ilçesinden Bitlis yaylalarına göç eden Şevket Erkin, bölgedeki otların kurumasının ardından hayvanlarını kamyonlarla Bitlis'e getirdiklerini belirtti. Erkin, "Günde iki kez sağım yapıyoruz ve bu sütten peynir üretiyoruz. Çadırlarımızı kurduk, sonbaharda havalar soğuyunca memleketimize döneceğiz" dedi. Yaylalardaki bu geleneksel yaşam, göçerlerin kültürel mirasını yaşatmaya devam ederken, ortaya çıkan doğal manzaralar da bölgeye ayrı bir estetik katıyor.







