HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Arslan, gazeteciliğin fedakarlık ve sorumluluk gerektiren, zor şartlarda yapılan, toplumu bilgilendirmede kritik bir meslek olduğunu vurguladı. 10 Ocak 1961 tarihinin, 212 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle Çalışan Gazeteciler Günü olarak anıldığını ve basın emekçilerinin hak mücadelesinin simgesi haline geldiğini belirtti.
GAZETECİLER DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞI
Arslan, basın emekçilerinin her koşulda toplumu bilgilendirme, ülke yararına doğru bilgi aktarma ve farklı görüşleri objektif şekilde kamuoyuna taşıma gibi önemli bir görevi üstlendiğini ifade etti. Gazze'deki abluka başta olmak üzere, savaş ve afet bölgelerinde gece gündüz demeden özveriyle çalışan tüm basın mensuplarına teşekkür etti. Özellikle Filistin ve Gazze'deki vahşetin dünyaya duyurulması için canları pahasına çalışan gazetecilerin mücadelesini takip ettiklerini, Siyonist İsrail'in masum insanlara ve basın emekçilerine yönelik insanlık dışı müdahalelerini şiddetle kınadıklarını ekledi.
SENDİKAL HAKLAR VE ÇALIŞMA KOŞULLARI
Arslan, gazetecilerin sendikalı olma haklarını kullanamadığını veya sendikalı olduklarında işlerini kaybetme riskiyle karşılaştığını hatırlattı. Ulusal ve yerel basında kayıt dışı çalıştırılma, düşük ücret ve ağır çalışma şartlarının üzüntü verici olduğunu söyledi. Gazetecilerin ekonomik ve sosyal haklarının korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sendikal örgütlenme engellerinin kaldırılmasının temel öncelik olması gerektiğini vurguladı. Tüm basın emekçilerini, HAK-İŞ bünyesindeki Medya-İş Sendikası'na katılmaya ve haklarını birlikte aramaya davet etti.








