Halep'ten Konya'ya kaçırılan röntgen cihazı

ARAŞTIRMA Yayınlanma : 21 Şubat 2026 02:35 Düzenleme : 21 Şubat 2026 02:37
Halep'ten Konya'ya kaçırılan röntgen cihazı
Türkiye'nin ilk röntgen profesörünün 1. Dünya Savaşı sırasında bir rontgen cihazını Halep'ten Konya'ya kaçırdığını biliyor muydunuz?

RONTGEN CİHAZI

Cumhuriyet tarihinin ilk röntgen mütehassıslarından Prof. Dr. Salahattin Mehmet Erk’in hayatı kitaplaştı. Kitapta Halep’ten Konya’ya kaçırılan bir röntgen cihazının hikâyesi de yer aldı. Türkiye’nin ilk röntgen profesörü olan Prof. Dr. Salahattin Mehmet Erk’in hayatını, torunu Cem Kozlu, “Bir Tıp Şehidi: Salahattin Mehmet Erk” adlı kitabında anlattı.

ASKERİ SAHADA KULLANILACAKTI

Hürriyet’in sosyal medya hesabında da gündeme gelen hikaye şöyle altılıyor: Erk, 1911’de Askeri Tıbbiye’yi bitirdikten sonra ihtisasını röntgen alanında yapar. Röntgen teknolojisi o yıllarda henüz emekleme aşamasındadır. Ancak bu teknoloji askeri sahada ilk kez Osmanlı ordusunda kullanılacaktır. Tabip Yüzbaşı Salahattin Mehmet de bu süreçlerin yakın takipçisidir.

HALEP’TEN KONYA’YA

1. Dünya Savaşı’nda Halep’teki bir hastanede görev yapan Yüzbaşı Salahattin Mehmet, bu hastanedeki röntgen makinesinin sorumlusudur. Şehir İngilizler tarafından işgal edilmeden kısa bir süre sonra makineyi söküp trenle Konya’ya nakletmeyi başarır. Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan bir hafta önce, 22 Ekim 1918’de eşine yazdığı mektubunda bu süreci şöyle anlatır: “Düşman Şam’a birdenbire girdiği için hastaneler öylece kalmış. Şam hastanelerindeki röntgen makinelerinin hepsi düşman elinde kaldı. Hiç olmazsa Halep’te benim idare ettiğim makineyi kurtaralım dediler ve Konya’ya gönderilmesini tensip ettiler. Ben de on iki sandıktan ve her biri ancak sekiz on kişinin kaldırabileceği kadar ağır elektrik aletinden müteşekkil bulunan makineyi bir gün içerisinde topladım, istasyona naklettirecek bir vagona yerleştirdim. Yeteri kadar da nefer aldıktan sonra yola çıktım. Beş gece dört gün seyahatten sonra da Konya’ya vardım.”

Yüzbaşı Salahattin Mehmet, görevine bir süre Konya’da devam eder. Savaşın ardından da yüksek ihtisas için Avusturya’ya gider. Oradaki eğitiminin ardından Almanya’ya geçer. Ardından da Türkiye’ye döner. İstanbul Üniversitesi’nde radyoloji bölümünün kurulması ve geliştirilmesinde öncü olur. Röntgen teknolojisinin diş hekimliği sahasında kullanılmasında da öncü olur. Bu alanda birçok öğrenci de yetiştirir.

'TIP ŞEHİDİ' KABUL EDİLDİ

O dönemde X ışınlarının zararlı etkileri çok iyi bilinmediği için bu alandaki birçok isim gibi o da X ışınlarının zararlı etkilerine 30 yıl boyunca bolca maruz kalır. 57 yaşında vefat ettiğinde meslektaşları onu ‘tıp şehidi’ kabul eder.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.