Gelecek Partisi Konya Milletvekili Hasan Ekici, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, İYİ Parti'nin grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nde İrsen Küçük Ortaokulu’nda başörtüsü nedeniyle bir kız öğrencinin okula alınmamasıyla başlayan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekici, bu olayın sadece bir başörtüsü meselesi olmadığını, arkasında Türkiye’ye ve Türk kültürüne yönelik bir anti-politikanın bulunduğunu vurguladı.
“Yaşanan Olaylar Çok Vahim”
Ekici, Kuzey Kıbrıs'ta yaşanan gelişmeleri Türkiye'deki 28 Şubat dönemiyle ilişkilendirerek, bu tür olayların yeniden hortlatılmaya çalışıldığını belirtti. “Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilişkiler geliştirmesi ve buna karşın Türkiye’nin neler yapması gerektiğine dair görüşlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Ancak Kuzey Kıbrıs’ta karşı karşıya olduğumuz kötücül gerçeklik, Türkiye’deki 28 Şubat’ın benzerinin burada hortlatılması tehdididir,” dedi.
Olayların ve tepkilerin vahim olduğunu ifade eden Ekici, “Kendi ülkemizdeki hukuksuz ve anti-demokratik uygulamalara nasıl karşı çıkıyorsak, Kıbrıs’taki bu vahim gelişmeyi de gündeme getirmekle yükümlüyüz” şeklinde konuştu.
Güney Kıbrıs’taki Olayı Anımsattı
Ekici, konuşmasında 2019 yılında Güney Kıbrıs'ta yaşanan bir olayı hatırlatarak, o dönemde bir okul müdürünün başörtüsü taktığı için 16 yaşındaki Müslüman bir öğrenciyi okula almadığını ve bunun üzerine okul müdürünün görevden alındığını belirtti.
Güney Kıbrıs'taki Milli Eğitim Bakanı'nın olayla ilgili olarak, “Politikalarımız, ırk, din veya diğer ayrımcılık yapılmaksızın insan haklarının korunmasını teşvik eder,” açıklamasını yaptığına dikkat çekti.
“Yaşananların Arkasında Türkiye Düşmanlığı Var”
Hasan Ekici, KKTC'deki olayların sadece başörtüsü meselesinden ibaret olmadığını, ardında ciddi bir Türkiye düşmanlığı olduğunu ifade etti. “Adeta Kuzey Kıbrıs halkına bir 90’lar dejavusu yaşatılmaya çalışılıyor,” diyen Ekici, olayların gelişimini şöyle açıkladı:
“Kısa süre önce bir ortaokulda başörtülü bir öğrencinin okula alınmaması üzerine başlayan tartışmalar, KKTC Bakanlar Kurulu tarafından ortamı yumuşatma adına yapılan bir düzenleme ile yeni bir boyut kazandı. Başörtüsü takan öğrencilerin bone veya bandana takması önerildi. Ancak gelen tepkiler üzerine bu düzenleme geri çekildi. Yine de başörtüsüne yönelik düşmanlık devam etti. Özellikle bir eğitim sendikası, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı önünde gösteriler düzenlemekten çekinmedi.
Bu sendika, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği önünde bir çelenk bırakarak, ‘Go Home’ (Evinize dön) şeklinde ifadelerle, esas dertlerinin ne olduğunu da açık etti. Eski bir Başbakan da, bu linç kültürüne, sanki Kıbrıs babasının çiftliğiymiş gibi destek verdi ve ‘Gelen ya buraya uyacak veya kendisine uyan yere gidecek’ şeklinde utanç verici bir açıklamada bulundu.”
“Kıbrıs’ın 90’lar Kıbrıs’ına Dönmesini Arzu Etmiyoruz”
Ekici, Kıbrıs’ın 1990’lar dönemine geri dönmesini istemediklerini belirterek, “Biz Türkiye’nin 90’lar Türkiye’sine dönmesini arzu etmiyoruz, aynı şekilde Kıbrıs’ın da 90’lar Kıbrıs’ına dönmesini arzu etmiyoruz. Dış politikada güçlü olmak istiyorsak, arkaik İslam düşmanlığından ve kutuplaşmayı körüklemekten kaçınmalıyız,” dedi.
Ekici, Kuzey Kıbrıs’ta yaşananların sadece bölgedeki öğrencileri değil, tüm halkı etkileyen bir sorun haline geldiğini ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Hasan Ekici, bu tür olayların halkları birbirine düşürmekten başka bir amaca hizmet etmediğini, bu durumu hem Kuzey Kıbrıs hem de Türkiye için tehlikeli olarak nitelendirdi.







