Hepatit B: Karaciğerin 'sessiz tehlikesi'ne karşı uyarılar

SAĞLIK Yayınlanma : 28 Temmuz 2026 18:12 Düzenleme : 28 Temmuz 2026 18:12
Hepatit B: Karaciğerin 'sessiz tehlikesi'ne karşı uyarılar
Hepatit B, karaciğer kanseri ve siroza yol açabilen sessiz bir tehlikedir. Uzmanlar, erken teşhis, düzenli takip ve aşılanmanın hayati önemini vurgulayarak, yanlış bilgilere karşı uyardı.

Hepatit B, karaciğer sağlığını ciddi şekilde tehdit eden ve tedavi edilmediğinde siroz ile karaciğer kanseri gibi ölümcül hastalıklara yol açabilen sinsi bir düşman olarak karşımızda duruyor. BURTOM Özlüce Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, hastalığın sessiz ilerleyişine dikkat çekerek erken teşhisin, aşılanmanın ve düzenli takibin hayati önemini vurguladı. Dr. Gündüzer, "Erken tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile bu riskler büyük ölçüde önlenebilir. Hepatit B’ye karşı aşı ile korunmak mümkündür. Risk grubunda olan kişilerin test yaptırması ve gerekli durumlarda tedaviye erken başlaması hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır" ifadelerini kullandı.

Belirti vermeden ilerleyen tehlike

Hepatitin karaciğer dokusunda iltihaplanmaya neden olan ciddi bir tablo oluşturduğuna değinen Dr. Gündüzer, enfeksiyonun yıllarca hiçbir belirti göstermeden ilerleyebileceğini belirtti. Bu özelliği nedeniyle hastalığın toplumda "sessiz tehlike" olarak anıldığını söyleyen Dr. Gündüzer, "Dünya genelinde milyonlarca kişi, vücudunda hepatit virüsü taşıdığından habersiz bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Karaciğerdeki tahribat ileri seviyelere ulaşana kadar hastalarımızda belirgin bir şikâyet ortaya çıkmayabilir. Ancak müdahale edilmediğinde süreç, maalesef siroz ve karaciğer kanseri gibi hayati risk taşıyan tablolara dönüşebilmektedir. Oysa erken aşamada konulacak tanı, düzenli klinik takip ve doğru tedavi yaklaşımları sayesinde bu ağır komplikasyonların önüne geçmek tamamen mümkündür" dedi.

Yanlış bilgilerle mücadele şart

Hepatit hakkındaki kulaktan dolma bilgiler ve yanlış algıların, kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurmasını geciktirdiğini belirten Dr. Gündüzer, toplumda sıkça rastlanan yanılgılara açıklık getirdi. "Hastalığın yalnızca sarılıkla ya da karaciğer ağrısıyla belirti vereceği düşüncesi yanlıştır. Vakaların büyük bir kısmında hiçbir şikâyet görülmeyebilir. Hepatitin temel kaynağı virüslerdir. Alkol tek neden olmamakla birlikte, mevcut virüsün karaciğerde oluşturduğu tahribatı hızlandırır. Hepatit C günümüzde geliştirilen modern ilaç tedavileriyle yüksek başarı oranlarıyla iyileştirilebilirken, Hepatit B ise koruyucu aşılar sayesinde kontrol altında tutulabilmektedir. Ayrıca konulan her hepatit tanısı kişide mutlaka siroz gelişeceği anlamına gelmez" şeklinde konuştu.

Aşılanma ve tarama en güçlü kalkan

Koruyucu hekimlik uygulamalarının ve bağışıklamanın karaciğer sağlığındaki kilit rolüne değinen Dr. Gündüzer, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı: "Hepatit B enfeksiyonuna karşı en güçlü silahımız güvenilir ve etkili aşılardır. Özellikle risk grubunda yer alan vatandaşlarımızın gecikmeden tarama testlerini yaptırmaları, bağışıklık durumlarını kontrol ettirmeleri ve gerekli hallerde vakit kaybetmeksizin tedaviye başlamaları hem bireysel sağlıkları hem de toplum sağlığının korunması açısından kritik önem taşımaktadır. Karaciğerinizi koruyun; bilgi sahibi olun, test yaptırın, aşınızı olun ve çevrenizdekileri de bu konuda teşvik edin. Hepatitsiz bir geleceği ancak birlikte hareket ederek inşa edebiliriz."

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.