HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) tarafından Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Pazartesi Toplantıları’nda Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Uysal, “Sünnet Hadis Karşıtlığının Sebepleri” konusunda değerlendirmelerde bulundu.
İslam dünyasında son iki asırdır en yoğun tartışılan meselelerden birinin “hadis ve sünnetin dindeki yeri” olduğunu belirten Uysal, “İslam’ı anlamak ve yaşamak için Kur’an yeterlidir” söylemiyle ortaya çıkan hadis karşıtı yaklaşımların zamanla geniş kitlelere ulaştığını ifade etti.
ÖNCE KUR’AN GELİR ANLAYIŞI
Hz. Peygamber’in söz ve davranışlarını dışlayan anlayışın İslam’ın ilk dönemlerinde de görüldüğünü aktaran Uysal, sahabelerin bu itirazlara karşı güçlü cevaplar verdiğini söyledi.
Uysal, “Allah’ın Resûlü’ne müracaat etmeden, Kur’an’da emredilen namazı bile kılamazsın.” sözünü hatırlatarak sünnetin İslam’da Kur’an’dan sonra ikinci bağlayıcı kaynak olduğunun ulema arasında ittifak konusu olduğunu belirtti.
Hadis karşıtı görüşlerin modern dönemde yaygınlaştığını ifade eden Uysal, şarkiyatçı çalışmaların bu süreçte etkili olduğunu kaydetti.
İNGİLİZ PROJESİ İDDİASI
Prof. Dr. Muhittin Uysal, sünnetin tamamen reddedilmesi ve hadislerin inkâr edilmesi düşüncesinin İngilizlerin Hindistan’daki işgal döneminde sistematik hale geldiğini söyledi.
Uysal, “Askeri mücadeleyi kazanmakla yetinmeyen İngiliz aklı, dini anlayış ve uygulamaları temelinden sarsmaya yönelik hukuki, eğitsel ve kültürel adımlar atmıştır.” dedi.
“Kur’ancılık” akımının bu süreçte ortaya çıktığını ifade eden Uysal, Tevfik Sıdkı’nın Menar dergisinde yayımladığı yazıların büyük tartışmalara yol açtığını aktardı.
DEVŞİRİLEN AHMED HAN
İngilizlerin “Sir” unvanı verdiği Seyyid Ahmed Han’ın görüşlerine de değinen Uysal, hadis karşıtlığının temel tezlerinin bu dönemde yaygınlaştırıldığını ifade etti.
Uysal, “Hadis karşıtlığı, hadis rivayetlerinin güvenilirliğini sorgulayan veya hadisleri dinî hüküm kaynağı olarak kabul etmeyen yaklaşımları ifade eder.” diyerek sünnet olmadan İslam’ın birçok hükmünün anlaşılamayacağını savundu.
SÜNNETSİZ İSLAM
Mısır’da “Sünnetsiz İslam” sloganını ilk ortaya atan kişinin Mirza Bakir olduğunu belirten Uysal, Tevfik Sıdkı’nın “İslam sadece Kur’an’dan ibarettir” görüşünü savunduğunu söyledi.
Uysal, bu anlayışın peygamberin sünnetini devre dışı bıraktığını ve İslam’ın temel yapısını zedelediğini dile getirdi.
GOLDZİHER’İN ETKİSİ
19. yüzyılda öne çıkan şarkiyatçı Ignaz Goldziher’in hadisler hakkındaki görüşlerinin Batı’daki hadis araştırmalarını etkilediğini kaydeden Uysal, Goldziher’in hadislerin büyük bölümünün siyasi ve mezhebi tartışmalar sonucunda şekillendiğini ileri sürdüğünü söyledi.
Uysal, Goldziher’in çalışmalarının Müslüman dünyasında yoğun eleştiriler aldığını belirtti.
EMPERYAL BAKIŞ AÇISI
İngiltere eski Başbakanı William Ewart Gladstone’un İslam dünyasına yönelik yaklaşımına da değinen Uysal, Gladstone’un Kur’an-ı Kerim hakkında kullandığı ifadelerin dönemin emperyal İngiliz bakış açısını yansıttığını söyledi.
Uysal, “19. yüzyıl Avrupa’sında birçok siyasetçi Osmanlı’yı Avrupa’nın önünde engel, İslam’ı ise geri kalmışlığın sebebi olarak görüyordu.” ifadelerini kullandı.
KEVSERİ’NİN MÜCADELESİ
Osmanlı dönemi İslam âlimlerinden Muhammed Zahid el-Kevseri’nin Goldziher’in iddialarına karşı ciddi mücadele verdiğini aktaran Uysal, sünnetin İslam’daki yerinin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
“Sünnet olmasaydı hiçbirimiz Kur’an’ı anlayamazdık.” diyen Uysal, hadislerin Kur’an ayetlerini açıklama görevi gördüğünü belirtti.
Toplantının sonunda HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, Prof. Dr. Mustafa Çoban, İsmail Özcan, Kuddusi Uysal ve Mehmet Emin Parlaktürk tarafından Prof. Dr. Muhittin Uysal’a dernek plaketi takdim edildi. Program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.








