Eser sözleşmelerinin günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir sözleşme türü olduğuna dikkat çeken Sevim, "Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eseri meydana getirip teslim etmesi, iş sahibinin ise bedel ödeme borcunu içerir. Bu tür sözleşmeler sözlü, yazılı veya resmî şekilde yapılabilir; ancak yazılı yapılmaları, ispat bakımından büyük avantaj sağlar," dedi.
Sevim, inşaat firmasının teslim tarihinde taşınmazı teslim etmemesi durumunda, teslim borcunun muaccel hale geleceğini ve iş sahibinin teslim talep edebileceğini vurguladı. Bu aşamada borçlunun temerrüde düşmesi için, alacaklının borçluya ihtarda bulunması gerektiğini belirten Sevim, "İhtar için resmî şekil şartı yoktur ama noter kanalıyla yazılı yapılması ispat açısından önemlidir," ifadelerini kullandı.
"Geciken Teslimlerde Kira Kaybı Tazminatı Talep Edilebilir"
Teslimin vaat edilen tarihten geç gerçekleşmesi durumunda, taşınmaz sahibinin uğradığı kira kaybının yükleniciden talep edilebileceğini belirten Sevim, özellikle 2024 tarihli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararına atıfta bulundu.
Kararda, müteahhit firmanın inşaatı zamanında tamamlamaması halinde, arsa sahiplerinin gecikme süresince mahrum kaldıkları kira bedelinin tazmin edilmesi gerektiği hükme bağlandığını aktaran Sevim, şunları söyledi:
"Müteahhit, vaat ettiği tarihte teslimi gerçekleştirmezse, teslim gecikmesi sebebiyle oluşan kira kaybı zararından sorumludur. Taraflar arasında yapılan sözleşmede, teslim gecikmesi durumunda cezai şart ve kira kaybının karşılanacağına dair hükümler de yer alabilir."







